Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2742 E. 2026/1970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2742
- Karar No
- 2026/1970
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/19 E., 2025/744 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/87 E., 2021/470 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.09.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşme yapıldığını, 890 ada, 54 parsel numaralı arsa ile yine diğer arsa sahibi dava dışı ... adına kayıtlı 890 ada, 89 parsel numaralı arsa üzerinde bağımsız bölümler yapıp teslim etmeyi yüklendiğini, yükleniciye taşınmazların devredildiğini, yüklenicinin arsanın bir kısmı üzerinde yapmış olduğu binadaki bağımız bölümleri müvekkili ve diğer arsa sahibine teslim ettiğini, 890 ada, 54 parselde kayıtlı arsa üzerinde inşaat yapmadığı halde haksız olarak kendi uhdesinde tutmaya devam ettiğini ileri sürerek, 890 ada, 54 parselin tapu kaydının iptali mümkün olmadığı takdirde bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, davacıya düşen bağımsız bölümlerin bitirilerek teslim ediliğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2021 tarihli kararı ile davalı yüklenicinin edimlerini ifa ettiği, sözleşme gereği davacıya vermesi gereken 2 bağımsız bölümü de devrettiği, davacının hem sözleşme gereği yükleniciden alması gerekenleri eksiksiz alıp hem de devrettiği parseli geri isteme hakkının bulunmadığı gibi sözleşmenin tarafı olan ve davada taraf olmayan ...'den de hiç söz edilmediği gerekçesiyle tapu kaydının iptali ve adına tescili istemli davanın reddine, davacının tazminat istemli davasının ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediği, ancak dava terditli olarak açılmış olmakla; İlk Derece Mahkemesince terdite konu tazminat talebi bakımından da belirtilen gerekçelerle esastan ret kararı verilmesi gerektiği, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davacının davasının her iki talep yönünden de ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, yüklenicinin, taraflar arasında imzalanan 01.09.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacı adına kayıtlı Van İli, ... Mahallesi, 890 ada, 54 parsel numaralı taşınmaz ile yine diğer arsa sahibi dava dışı... adına kayıtlı Van İli, ... Mahallesi, 890 ada, 89 parsel numaralı taşınmazların tamamı üzerinde bina yapmayı üstlendiği, ancak binanın bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere 54 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmadığı, inşaatın yine davacı adına kayıtlı aynı ada 64 numaralı parsel ile 89 numaralı parselde kayıtlı taşınmazlar üzerinde yapıldığı iddiası karşısında tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu dikkate alınarak, sözleşme konusu inşaatın neden 54 parsel üzerinde yapılmadığı anlaşılamadığı, bu durumda, mahkemece yapılacak işin mahallinde keşif yapılarak yüklenici tarafından inşaatın hangi parseller üzerinde yapıldığı tespit edilerek neden sözleşmede kararlaştırılan 54 parselin boş bırakıldığının taraflardan da sorularak araştırılması ve tespitinden sonra davacının asıl ve terditli talebi ile ilgili bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda taraf vekillerine bozma ilamında belirtilen hususlarda açıklama yapmaları için süre verildiği, davalı vekilinin beyanda bulunmadığı, taraflar arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve daire karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği, sözleşme ile davalı yüklenicinin 89... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde inşaat yapma borcu altına girdiği, 54 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından davalıya devredildiği, ne var ki inşaatın 54 parsel sayılı taşınmaz yerine, 89... parsel sayılı taşınmazların tevhidi ile oluşan parselden ifrazen oluşan parsel üzerine yapıldığı, 89... parsel sayılı taşınmazların da sözleşme taraflarınca davalıya devredilmiş olduğu, buna göre yüklenicinin sözleşme ile yükümlendiği edimi 54 parsel sayılı taşınmaz yönünden yerine getirmediği, sözleşmenin değiştirildiğine dair davalı tarafından delil ve beyan sunulmadığı, bu halde, 54 parsel sayılı taşınmaz yönünden avans niteliğinde olan devrin, sözleşmeye aykırılık nedeni ile yolsuz tescil haline geldiği ve arsa sahibine iade edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde: a. Davacıya sözleşme gereği teslimi gereken bağımsız bölümlerin teslim edildiğini, b. Sözleşmeye göre arta kalan alanın ne şekilde kullanılacağının hüküm altına alınmadığını bu nedenle davacının hem bağımsız bölümleri hem de arsayı talep etme hakkının olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.