Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2708 E. 2026/411 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2708
Karar No
2026/411
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/745 E., 2025/671 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/563 E., 2022/121 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 23.06.2021 tarihli genel kurulunda 5 no'lu kararla kooperatifin maliki olduğu taşınmazın emlak vergi değerinden az olmamak kaydı ile satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, emlak vergi değerinin rayiç bedelin çok altında bir değer olduğunu, bu kararın suistimale açık ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, yine aynı maddede kooperatife ait arsanın müteahhitlere %45 karşılığında verilebileceğinin kararlaştırıldığını, oysa daha önceki genel kurulda bu oranın %50 olduğunu, 6 nolu kararla eski yönetimdeki üç kişiden şerefiye payı ödemesinin talep edildiğini, ancak bu kişilerden şerefiye payı talep edilmeyeceğinin 2008 yılındaki genel kurulda kararlaştırıldığını, bu tutarın güncellenmesi ile ortaya çıkan rakamın makul bedelin yaklaşık dört katı olduğunu, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibrası için yapılan oylamada oy kullandıklarını, vekaletle diğer ortaklar adına oy kullanan ortakların birden fazla ortağa vekalet ettiklerini, yönetim kurulu faaliyet raporunun incelenmesinin engellendiğini, kooperatif yönetiminin kooperatifin aleyhinde olan AVM sözleşmesi ile ilgili hiç tartışma yaptırmadan yetki aldığını ileri sürerek, kooperatifin 23.06.2021 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline, aksi halde müvekkillerinin muhalefet şerhi yazdıkları 5 ve 6 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurulda alınan kararların Bakanlık temsilcisinin ve hazirunun huzurunda mevzuata uygun şekilde alındığını, vekaletle oy kullanan ortakların kendileri dışında sadece bir ortak için oy kullandıklarını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını, ibra oylamalarına ilişkin tutanak yazılırken sehven yönetim ve denetim kurulu üyeleri düşülmeden yazıldığını, davacıların yönetimde oldukları dönemde de genel kurullarda aynı şekilde emlak vergi değerinden az olmamak üzere taşınmaz satış yetkisi verildiğini, taşınmazların emlak vergi değerinden satılması gibi bir zorunluluk da olmadığını, alınan genel kurul kararıyla en yüksek şerefiye bedeli düşülmek suretiyle dubleks daire farkı ödenmesinin kararlaştırıldığını, üç eski yönetim kurulu üyesinin bu güne kadar dubleks farkı ödemeyerek kooperatifi zarara uğrattıklarını, genel kurulda alınan kararların mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların gündemin 5. ve 6. maddeleri ile ilgili olarak ret oyu verip muhalefetlerini şerh ettikleri, bu maddelerle ilgili olarak dava açmaya haklarının bulunduğu, taşınmazlar emlak vergi değerinde satılabileceği gibi bu değerin üzerinde de satılabileceğinden alınan kararın mutlak suretle taşınmazın değerinin altında satılacağını göstermeyeceğinden iptalinin gerekmediği, imar planında sağlık tesisleri alanı olarak ayrılan taşınmazın %45'inin kooperatifte kalmasının kooperatifi zarara uğratmayacağı ve makul olduğu, 6. maddede yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesinin KK'nın 56. maddesi ile Anasözleşmenin 23. maddesine uygun düştüğü, belirlenen huzur hakkı bedellerinin makul olduğu bu nedenle bu yöndeki iptal talebinin yerinde olmadığı, eski yöneticilerden şerefiye alınmasına ilişkin kararla dubleks konut sahibi olan ortaklar arasında eşitlik sağlandığından bu yöndeki iptal talebinin de yerinde olmadığı, %2 gecikme zammı oranının TBK'nın 88. ve 120. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı kooperatif genel kurulunun 23.06.2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesinde gecikme cezasının her ay %2 olarak uygulanmasına ilişkin kararın her ay %1,5 oranı üzerindeki kısmının batıl olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6. gündem maddesinin son paragrafındaki güncelleme ile ilgili kısmın, genel kurullarda kararlaştırılmış bir faiz oranı olmaması ve hukuki dayanağı olmaması nedeniyle eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu kısmın iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulü ile davalı kooperatifin 23.06.2021 tarihli genel kurulunun gündemin 6. maddesinde, gecikme cezasının her ay %2 olarak uygulanmasına ilişkin, kararın her ay %1,5 oranı üzerindeki kısmının batıl olduğunun tespitine, yine gündemin 6. maddesinin son paragrafındaki, "...2008 yılı fiyatlarıyla (Resmi Gazetede yayımlanmış 2021 yılı Çevre Şehircilik Bakanlığı karne katsayıları ile çarpılmak suretiyle) güncellenerek..." kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmalarının usulsüz olduğunu, usulsüz yönlendirme ile oy kullanılmasına yol açtığını, faaliyet raporlarının internet sitesinde yayınlanmasının yeterli olmadığını, bilgisayar açmasını açmayan bilmeyen insanların genel kurula gelip oy kullandıklarını, somut bir m² ücreti belirlenmeden soyut olarak, emlak vergi değeri gibi bir ibare ile karar alınmasının arsaların çok düşük bedellerle satışına olanak vereceğini, 2008 yılı genel kurul kararı ile müvekkillerinden şerefiye bedeli alınmayacağının kararlaştırıldığını, kesinleşen bu kararın 13 yıldır yürürlükte olduğunu, kazanılmış haklar dikkate alınmadan 13 yıl sonra, normalin dört katı üzerinde şerefiye bedeli talep edildiğini, bunun hukuki güvenlik ve diğer haklara aykırı olduğunu, bu usulsüz genel kurul kararının aynı mahkemede ayrı bir davanın konusu olduğunu, derdestlik durumuna rağmen bu konunun neden tekrar bir karara dönüştürüldüğünün sorgulanmadığını, genel kurulda gündemde bulunmamasına rağmen bazı üyelere sorumluluk yükleyecek karar alındığını, şerefiyelerin tahsiline yönelik 2018 yılında dava açıp 2018/442 e. sayılı dosyada dava görülmekte iken 2021 yılında genel kurul kararı alınmasının yargılamayı etkilemeye yönelik olduğunu, şerefiye tespit komisyonu raporunda da dubleks farkı ayrımı olmadığı gibi dubleks şerefiye payının 50.000,00 TL olarak belirlendiğini, kooperatifin AVM inşaatı ile ilgili sözleşmede AVM'nin kiralama ve işletme hakkının 25 yıllığına yükleniciye devredildiğini, kooperatifin aleyhine olan sözleşmeye göre kooperatifin AVM yönetiminde hiçbir söz hakkının olmadığını, kooperatifin AVM’deki %20 hakkının da korunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı kooperatifin 23.06.2021 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2708, K. 2026/411, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2708-e-2026-411-k-ac35468d12a3