Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2411 E. 2026/2106 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2411
Karar No
2026/2106
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1373 E., 2024/201 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/41 E., 2021/92 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri arsa sahiplerinin davalı yüklenici ... ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri imzaladıklarını, ancak sözleşmelerde belirlenen sürede inşaatın bitirilmediğini, arsa sahiplerine teslim edilmesi gereken 18 dairenin de teslim edilmediğini, müvekkillerine ait parseller üzerinde inşaat ruhsatı alarak inşa ettikleri blokları kat irtifak tesisi ile kat maliki görünen diğer davalılara devir ettiklerini belirterek, yükleniciyle imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geriye etkili feshini, toplamda yapılan 28 adet bağımsız bölümün tapularının iptal edilerek müvekkilleri adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini, bu talepleri kabul görmediği halde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerine tapudaki hisseleri oranında verilmek üzere toplam 200.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ile davacılar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, müvekkillerinin iyiniyetli 3. kişiler olduğunu, bu şekilde satın alımda bulunduklarını, müvekkillerinin iyiniyetinin korunması gerektiğini, dava konusu taşınmazların farklı tarihlerde farklı üçüncü kişilerden satın alındığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydında kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin bir şerh bulunmadığını, müvekkillerinin ayni hak sahibi olduğunu, bu hakkın korunması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı davacılardan veya vekillerinden satın almadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı ikamet edilebilir haldeyken satın aldığını, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3-Davalı ... Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacılar arasında imzalanmış bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın sözleşme imzaladığı şirket ile müvekkili kooperatif arasında bir bağlantı olmadığını, davacı tarafından hakkın kötüye kullanımının söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılara ait taşınmazların ifraz işlemi ile 7338 ada, 2 parsel ile 8249 ada, 1 parsel halini aldığını, arsa sahibi davacıların, 8249 ada, 1 parselde, 22.01.2015 tarihinde kat irtifakı kurulduğu ve 18 adet daire aldıkları ancak arsalara iskân ruhsatının alınmadığının anlaşıldığı, 11.12.2017 tarihinde ise inşaat yapım ruhsatı yenilenmiş başka bir yüklenici ile anlaşma yapıldığını, inşaatın ne kadarının ..., ne kadarının sonraki yüklenici tarafından yapıldığı ve ... tarafından tamamlanan dairelerde eksik imalât olup olmadığı hususlarında iddia olmadığı gibi eksik imar bedeli veya geç teslim tazminatı da istenmediği, sözleşmenin geçmişe yönelik feshi ve davalılar adına tescil olan tüm taşınmazların tapu iptal ve tescilinin istendiği, davacıların ... İnşaat ile yapmış oldukları sözleşme uyarınca teslim almaları gereken 18 daire ile tescil haklarına ulaştıklarının anlaşıldığı, geçmişe yönelik daha fazla talepte bulunamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar inşaatın, %100 seviyesine dava dışı ... Şirketi tarafından getirilmiş ve davalı yüklenici temerrüde düşmüş olsa da, ortada %100 seviyesinde bir yapı olduğundan, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, sözleşme geçmişe etkili olarak değil, ileriye etkili olarak sona erdirilebileceği, davacılar adına bağımsız bölüm tescilleri yapılmış olup inşaatın yargılama sırasında %100 seviyeye ulaştığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği görülmekle davacıların geriye etkili fesih ve tapu iptali ve tescil taleplerinin reddinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: Davacıların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerini haklı nedenle feshettiklerini, yüklenicinin temerrüde düştüğünü, sözleşmede belirlenen zamanda inşaat ruhsatının alınmadığını, davacılara verilmesi gereken dairelerin davalılara devredildiğini, bu satışların bir kısmının muvazaalı olduğunu, tapu ve kat irtifakı işlemlerinin bilgileri dışında vekaletlerinin kötüye kullanılarak yapıldığını, davanın açıldığı tarihte inşaatın %25 seviyesinde olduğunu, sonradan yapılan tespite göre karar verilemeyeceğini, yüklenici edimini yerine getirmediğinden üçüncü kişi davalılara yapılan satışların geçersiz olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat taleplerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2411, K. 2026/2106, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2411-e-2026-2106-k-8042714897f0