Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1801 E. 2026/1103 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1801
Karar No
2026/1103
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1237 E., 2025/479 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/123 E., 2023/519 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketin Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde kain 238 ada, 1 parselde bulunan taşınmaz üzerinde yapılan A blok, 7 numaralı dairenin satış ve teslimi konusunda 2013 yılında anlaştığını, müvekkilinin taşınmazın bedelini ödediğini, davalı yüklenicinin arsa sahipleriyle yaptığı sözleşme uyarınca oturma izni alma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden taşınmazın müvekkili adına devir ve tescilinin gerçekleştirilemediğini, ancak taşınmazın müvekkiline teslim edildiğini ve 2013 yılından itibaren taşınmazda ikamet ettiğini, oturma izninin 09.10.2018 tarihinde alınmasına rağmen davalı yüklenicinin taşınmazın tapuda müvekkilleri adına tescilinden kaçındığını, taşınmazın davalı yüklenicinin talimatıyla 08.11.2018 tarihinde davalı ...’a satış ve tescil işleminin yapıldığını öğrenildiğini, davalıların bu eyleminin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, taşınmazın müvekkili adına tescilinden kaçınmak için muvazaalı olarak diğer davalıya devredildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, aksi halde müvekkilinin ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde güncellenerek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı şirket ile davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında taşınmazın satışı için bir sözleşme bulunmadığını, davacının taşınmazı satın almak için herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandığını, kira bedelini de ödemediğini, müvekkili ... ile müvekkili şirket arasında gerçek bir satış ilişkisi bulunduğunu, müvekkil ...’ın iyiniyetli olduğunu, tapu kayıtlarının aleniyeti ilkesi gereğince iyiniyetinin korunması gerektiğini, davacının taşınmazı satın almak için müvekkil ... ile görüşmeler yaptığını ancak fiyat konusunda anlaşamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2-Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şahsi hakka dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil/tazminat davasına dayanak geçerli bir yazılı temlik sözleşmesi bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ...’in ... İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti ortağı olduğunu, dava dışı ...’nin ise davalı şirketin ortağı olduğunu, her iki şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin taraflar arasında kurulan akde dayalı ifa etmesi gereken bedeli davalı yana ortağı olduğu şirketten davalı şirketin ortağına daire satışı yapılmak suretiyle malen ödediğini, şirket defterleri üzerinde inceleme yapılması talep edilmiş ise de bu yönde inceleme yapılmadığını, diğer davalıya yapılan satış işleminin muvazaalı olarak yapıldığını, davalı ...’ın davalı şirket yetkilisiyle yakın arkadaşlık ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazda uzun yıllardan beri oturduğunu bildiğini, davalı yüklenicinin taşınmazın tapuda devir ve tescilinden önce müvekkilinden kötüniyetli ve fahiş şekilde ek bedel talebinde bulunduğunu, müvekkiline yapılan satışın tarihinin önce olduğunu, 2013 yılından beri taşınmazda ikamet ettiğini, tanıklar dinlenmeksizin karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yüklenici temliki nedeniyle tapu iptal ve tescil aksi halde tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı (tüketici) harçtan muaf olmasına rağmen temyiz harcı yatırdığından, talep halinde kendisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1801, K. 2026/1103, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1801-e-2026-1103-k-aaa417ca7fd8