Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1867 E. 2026/4379 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1867
Karar No
2026/4379
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2636 E., 2025/2300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gönen (Balıkesir) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/255 E., 2023/268 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.08.2014-06.01.20 17... .10.2018-10.03.2021 tarihleri arasında iki dönem hâlinde çalıştığını, ilk dönem çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiğini, ikinci dönem çalışmasının ise davacı işçi tarafından davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yapılması, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam etmesine karşın karşılığı ücretin ödenmemesi nedenleriyle haklı olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshetmesi için neden bulunmadığını, diğer yandan davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, davacının ilk dönem çalışmasına ilişkin işten çıkış kodunun Kod (04) (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeksizin feshi) olarak bildirildiğinin görüldüğü, davacının ilk çalışma döneminde kıdem tazminatına hak kazandığının anlaşıldığı, davacının ikinci dönem çalışması yönünden yapılan incelemede, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığı, kıdemine göre hak kazandığı yıllık ücretli izin haklarının kullandırıldığı veya karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iddialarının haksız olduğunu ve ispatlanamadığını, 2. Davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 3. Davacının hak ettiği yıllık izinlerini kullandığını, 4. Davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin kabulün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1867, K. 2026/4379, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1867-e-2026-4379-k-b985d5d19499