Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9712 E. 2026/4398 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9712
Karar No
2026/4398
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1606 E., 2025/1804 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/211 E., 2025/150 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmişdi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.05.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.11.2003-12.07.2018 tarihleri arasında saha amiri olarak çalıştığını, ücretinin 3.150,00 TL olduğunu, 2.090,00 TL'nin banka aracılığıyla ödendiğini, geri kalanın elden verildiğini, normal çalışma saati 08.00-18.30 olmasına rağmen haftada üç gün saat 22.00'a kadar, diğer günler de saat 20.00'a kadar çalışmaya devam ettiğini, çalışma günlerine denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları ve ağır çalışma koşulları nedeniyle müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, davacının çalışma koşullarına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sendika üyesi olduğunu, ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle sendika temsilcisine herhangi bir şikayeti olmadığını, davacının hak kazandığı fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı dâhil tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.05.2023 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının 26.02.2003-12.07.2018 tarihleri arasında çalıştığı, kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırma neticesinde davacı beyanları, ücret bordroları, sendika yazıları dikkate alındığında sunulan toplu iş sözleşmesinin davalı işyerinde uygulanmadığı da tespit edildiğinden tanık anlatımları ve emsal ücret araştırması sonuçlarına göre davacının ücretinin 3.000,00 TL olduğunun kabulü gerektiği, dinlenilen tanık beyanları uyarınca davacının işyerinde haftalık 8 saat fazla çalışma yaptığı, ayrıca banka kayıtları bulunan dönem dışında davalı tarafça davacının asgari geçim indirimi alacağının eksiksiz şekilde ödendiğinin davalı tarafça ispatlanmadığından davacının söz konusu alacağa da hak kazandığı, ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle davacı feshinin haklı nedene dayandığı, bu nedenle kıdem tazminatı alacağına da hak kazanıldığı ancak ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddine, diğer taleplerin kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ıslahın tahkikat sonuna kadar yapılabileceği, davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi bulunmadığından davacının ücretinin beyanlar ve emsal ücret araştırmasına göre belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, yapılan ödemeler ve sunulan ücret bordroları ile ıslaha karşı zamanaşımı def'i dikkate alınarak asgari geçim indirimi alacağının belirlenmesinin yerinde olduğu, Dairece verilen kaldırma kararı öncesinde de davacının ücreti net 3.000,00 TL kabul edilmiş olup ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddine karar verilmesine rağmen davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmadığı dikkate alındığında usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca bu konudaki davacının istinaf itirazlarının bu aşamada dikkate alınmasının mümkün olmadığı, fazla çalışma alacağının tespitinde hata bulunmadığı ancak fazla çalışma tahakkuku yapılan bir kısım miktarın hesaplamadan mahsup edilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmamasının yerinde olmadığı gerekçesiyle fazla çalışma ücreti alacağı yönünden re'sen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaları istinaf dilekçesinde ileri sürmesi ve buna istinaden istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, b. Fazla çalışma alacağına ilişkin davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü gerektiğini, bu sebeple ıslah zamanaşımı def'i dikkate alınarak söz konusu alacak miktarının belirlenmesinin hatalı olduğunu, c. İstinaf aşamasında alınan bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, d. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı için katılma yolu ile istinaf taleplerinin dikkate alınmadığını, e. Elden ödeme olduğu sabit olmasına rağmen fazla çalışma ücreti alacağı tahakkukunun hatalı olduğunu, f. Davalı taraf lehine hükmedilen vekâlet ücreti miktarının hatalı olduğunu, ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının sendika üyesi olması sebebiyle ücretinin tanık beyanları ve emsal ücret araştırması aracılığıyla belirlenmesinin hatalı olduğunu, b. Davacının ıslahını yasal süre olan bir haftalık süre geçtikten sonra yapması sebebiyle ıslahla arttırılan miktarlar üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması, ıslahın süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı hususları ile davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti miktarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9712, K. 2026/4398, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-9712-e-2026-4398-k-f68dbbfb8741