Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1580 E. 2026/363 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1580
- Karar No
- 2026/363
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/492 E., 2025/115 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraflar vekillerince temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı-karşı davalı tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacı vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı ...... İnş...Ltd. Şti. vekili dava dava dilekçesinde; taraflar arasında 11.03.2008 tarihli, hafriyat, kazı dolgu, tesviye ve düzenleme işlerini konu alan sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki işler ile birlikte projenin asıl müteahhidi olan dava dışı şirketin (....... İnş. Taah...A.Ş.) yüklenimindeki tüm işleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin faturalara dayalı bakiye 328.000,00 USD alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibine giriştiklerini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep dava etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA Asıl davada davalı ... Gayrimenkul..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının işi yarım bıraktığını, çıkardığı hafriyatın önemli bir kısmını saha dışına çıkarmadığını, bir kısmını kaçak olarak ...... Deresi yatağına döktüğünü, bu davranışın sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu, işin bir an önce bitirilmesi amacıyla çevre düzenleme projelerinin hazırlanması ve gerekli izin ve ruhsatların alınması şartıyla, kesin hesapta mahsuplaşmak üzere, davalıya sözleşme bedelinden ayrı olarak ilave 1.998.201,00 USD ödeme yapıldığını, ayrıca yine taraflar arasında düzenlenen 02.12.2008 tarihli protokol ile davalının, hatalı işleri düzeltmeyi, hafriyat işlerinin tümü için gerekli izin ve lisansları alarak, inşaat sahasına, dere yatağına ve komşu parsellere döktüğü hafriyatı lisanslı yerlere taşıyarak bertaraf etmeyi taahhüt ettiğini, bu işler için de davalıya 275.000,00 USD ödeme yapıldığını, sonuç olarak davalıya yaptığı iş karşılığı 3.599.000,00 USD ile anılan işler ve ek protokol kapsamında 2.273.201 USD olmak üzere toplam 5.872.201,00 USD ödeme yapıldığını, çevre düzenlemesi ile izin ve ruhsatlar için ödenen tutar karşılığı davalının hiç bir yapmadığını, ek protokol ile üstlendiği edimleri de yerine getirmediğini, bu nedenle yapılan ödemelerin (2.273.201,00 USD) iadesi gerektiğini, ayrıca sahada terk edilen hafriyat toprağını saha dışına taşıma ve döküm işleri için, müvekkili tarafından, davacı nam ve hesabına 4.043.708,00 TL masraf yapıldığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, açtığı karşı davada ise belirtilen nedenlerle 2.273.201,00 USD'nin ve 4.043.708,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı davada davalı..... İnş...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; karşı davanın zamanaşımına uğradığını, ek protokol kapsamındaki yükümlülüklerin zamanında eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacı iş sahibinin düzenlenen faturaları kabul ettiğini, bugüne kadar herhangi bir eksik ya da ayıplı iş ihbarında bulunmadığını, sözleşmeden dönmediğini savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 301.789,00 USD üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 2.590.982,12 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 30.06.2021 tarih ve 2020/2298 Esas, 2021/3136 Karar sayılı kararıyla, davacı-karşı davalı yüklenicinin temyiz itirazları yönünden; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 3.900.000,00 USD olarak kabulü gerekirken, 3.050.000,00 USD olarak kabulünün hatalı olduğu; davalı-karşı davacı iş sahibinin temyiz itirazları hakkında yapılan incelemede ise; karşı davada sahada kalan hafriyatın kaldırılması için iş sahibi tarafından yüklenici nam ve hesabına yapılan masrafların tespitine ilişkin bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğu, ayrıca 3. kişilere ödenen tutarların piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı konusunda bir araştırma da yapılmadığı ve ek protokol kapsamında ödendiği iddia edilen 275.000,00 USD konusunda raporlarda dayanakları ile birlikte açıklama yapılmadığı, bu durumda açıklanan hususlarla ilgili Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi ve ayrıca ek protokole dayalı 275.000,00 USD ödenmiş ise protokoldeki şartların yerine getirilmediği de dikkate alınarak bu kalem yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi, ödenmedi ise şimdi olduğu gibi bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı taraflar yararına bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, asıl davada davacı yüklenici şirketin bakiye 317.550,56 USD alacağı kaldığının tespit edildiği, asıl davadaki talebin bu miktar yönünden yerinde olduğu, karşı davada davacı iş sahibi şirketin, sözleşme dışında fazladan ödeme yaptığına ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, iş sahibinin 275.000,00 USD tutarındaki ödemesinin asıl dava kapsamında yapılan incelemede yüklenicinin bakiye alacağının hesabında nazara alındığı, ek protokol kapsamında yüklenici şirket tarafından yapılması gereken işlerin, yüklenici nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırılması nedeniyle karşı davada iş sahibi şirketin 2.593.689,18 TL alacağı bulunduğu, diğer taleplerin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline takibin 317.550,56 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 2.593.689,18 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı-karşı davalı yüklenici ... İnş...Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taraflar arasında, müvekkilinin bakiye 378.934,00 USD alacağı bulunduğuna dair mutabakat olduğunu, davalının defterleri ile bunun sabit olduğunu, müvekkili tarafından kesilen tüm faturaların davalı iş sahibi şirket kayıtlarına işlendiğini, faturalara itiraz etmediğini,
b. Asıl davada icra inkâr tazminatı talebinin reddinin doğru olmadığını, alacağın likit olduğunu,
c. Vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, karar tarihindeki kur üzerinden hesap yapılması gerektiğini,
d. Karşı davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilinin dere yatağına hafriyat dökmediğini, bunun dosyadaki belgeler ile sabit olduğunu, eksik iş olduğuna dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, zira iş sahibinin müvekkili tarafından kesilen son fatura bedelini aradan bir yıl geçtikten sonra ödediğini, bu dönemde eksik iş iddiasında bulunmadığını, teminat mektuplarını iade ettiğini,
e. Eksik işlerin 3. kişilere yaptırıldığına dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, bu konuda karşı davacı iş sahibinin dosyaya sunduğu delillerin kabul edilemeyeceğini, sözleşmelerin hafriyat işine ilişkin olmadığını, sunulan faturaların müvekkilinin alacağını talep etmesinden sonra düzenlendiğini, söz konusu faturaların gerçeği yansıtmadığını, öte yandan eksik işlerin 3. kişilere yaptırılabilmesi için mahkemeden izin alınması gerektiğini, müvekkilinin bu hususta temerrüde düşürülmediğini beyan etmektedir.
2. Asıl davada davalı-karşı davacı iş sahibi Tuzla Gayrimenkul..A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dere yatağına hem yüklenici şirketin hem de dava dışı ... İnşaat Şirketinin hafriyat döktüğünü, bu nedenle belediye tarafından idari para cezası verildiğini, bu nedenle 1.450.018,82 TL tutarındaki alacağın tahsiline de hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişinin, iflas kayıt başvurusundaki beyanı hatalı yorumlayarak bu sonuca vardığını,
b. Ek protokol kapsamında yükleniciye ödenen 275.000,00 USD'nin de tahsiline hükmedilmesi gerektiğini,
c. Davacının sözleşme kapsamında hafriyatı ruhsatlı yere dökme edimini yerine getirmediğini, işin %99,11'inin tamamlandığına dair tespitin kazı çalışmasına ilişkin olduğunu, yüklenicinin tüm toprağı saha dışına çıkarmadığını, yaptığı işler üzerinde yükleniciye ödeme yapıldığını, buna rağmen iş sahibi müvekkilinin borçlu çıkarıldığını, yükleniciye yapılan tüm ödemelerin avans niteliğinde olduğunu, fatura kestiği için faturalara mukabil ödemeler yapıldığını, son kesilen 31.12.2008 tarihli faturanın sözleşme bedeline ilişkin bir fatura olmadığını, bu faturanın 02.12.2008 tarihli protokole istinaden düzenlendiğini, bilirkişinin tüm faturayı sözleşme kapsamındaki alacak hesabına dahil etmesinin yerinde olmadığını, fazla ödemenin müvekkili iş sahibine iadesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl davada yüklenici, bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tazminini, karşı dava ise iş sahibi, eksik ve ayıplı iş işler nedeni ile 3. kişilere ödenen bedelin ve taraflar arasında düzenlenen protokoldeki işlerin yapılması için ödendiği iddia edilen bedellerin iadesini istemiştir.
1. Asıl davada taraf vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Asıl davada temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Taraf vekillerinin karşı davada verilen karara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karşı davada davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Karşı davada davacı iş sahibi şirket, davalı yüklenicinin 02.12.2008 tarihli ek protokol ile sahada terk edilen hafriyatı belirlenen yerlere dökmeyi taahhüt etmiş olmasına rağmen, bu edimini yerine getirmediğini, söz konusu işin davalı namına müvekkili tarafından yerine getirildiğini ileri sürerek, bu kapsamda yaptığı 4.073.708,00 TL masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bu talep yönünden, davacı iş sahibinin üçüncü firmalarla yaptığı sözleşmeler de nazara alınarak, yapılan işin piyasa rayici olarak tespit edilen 2.593.689,18 TL’nin tahsiline hükmedilmiştir.
02.12.2018 tarihli protokolde, yüklenicinin bir kısım hafriyatı geçici olarak depoladığı tespit edilerek, yüklenicinin, belirlenen bedel karşılığında, geçici su yatağına, işverenin mülkiyetindeki parsellere, belediye hizmet alanı olarak terk edilen alana ve komşu parsellere dökülen hafriyatı kaldıracağı ve gerekli tesviye işlerini yerine getireceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu yükümlülük 11.03.2008 tarihli asıl sözleşmeden bağımsız olarak üstlenilen ayrı bir yükümlülüktür. Dairemizin önceki bozma kararında da belirtildiği üzere yüklenicinin bu ek protokol kapsamındaki edimlerini yerine getirmediği sabittir. Mahkemece, bu nedenle karşı davacı iş sahibinin, yerine getirilmeyen bu işler için üçüncü kişiler ile yaptığı sözleşmeleri de nazara alarak bu işlerin rayiç bedellerine hükmedilmesi isabetli olmuştur.
Ne var ki, karşı davacı iş sahibi, yüklenici tarafından ek protokol kapsamında yerine getirilmeyen bu işleri için Tuzla Belediye Başkanlığı’na ve Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğüne çeşitli ödemeler yaptığını, ayrıca hafriyat ölçüm bedeli ödediğini ileri sürerek, yaptığı bu masrafların da tahsilini talep etmiş ise de bu kalemler yönünden dosya kapsamında yapılan inceleme ve araştırma yeterli olmamıştır. Mahkemece, bu kalemler yönünden işin asıl yüklenicisi olan ... İnşaat Şirketinin, dere yatağına hafriyatı kendisinin döktüğüne dair iflas masasına verdiği beyanı ve asıl sözleşmenin bir takım hükümleri esas alınarak bu kalemlere ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de az yukarıda açıklandığı üzere, dere yatağına ve diğer yerlere dökülen hafriyatın kaldırılması işini yüklenici, 11.03.2008 tarihli asıl sözleşmeden bağımsız olarak, 02.12.2008 tarihli ek protokol ile üstlenmiştir. O halde, karşı davada davacı iş sahibinin, bu masrafların ek protokol kapsamında yüklenici tarafından yapılmayan işlere ilişkin olduğunu ve bu masrafları kendisinin yaptığını ispatlaması halinde bedellerinin davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, karşı davada davacı iş sahibi şirketin söz konusu alacak kalemlerine ilişkin iddia ve delilleri, karşı davalının savunma ve delilleri incelenerek, gerekirse Tuzla Belediye Başkanlığı ve Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ile de yazışmalar yapılarak, bu masrafların ek protokol kapsamındaki işlere ilişkin olup olmadığı ve karşı davacının bu masrafları yapıp yapmadığı konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın karşı davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asıl davada taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan asıl davada verilen kararın ONANMASINA,
(2-a) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, karşı davada davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
(2-b) numaralı bentte açıklanan sebeplerle karşı davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan karşı davada davacı ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, karşı davada davalı ... İnş. Haf. San...Ltd.. Şti.’den alınarak, davacıya verilmesine,
Asıl dava yönünden fazla yatırılan harcın istek halinde davacı ... İnş. Haf. San...Ltd.. Şti.'ye iadesine,
Aşağıda yazılı harcın asıl ve karşı davada davalı ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.