Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/422 E. 2026/2596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/422
- Karar No
- 2026/2596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1366 E., 2025/2652 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/260 E., 2024/196 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 10.08.2006-13.07.2023 tarihleri arasında çalıştığını, davacının sendika temsilcisi olmak için aday olduğu dönemde sırf bu sebeple kötüniyetli olarak işten çıkartıldığını, fesih bildiriminde belirtilen gerekçelerin gerçek dışı olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili işyerinde çalışmaktayken sürekli iş göremezlik raporu aldığını, 15.00-23.00 vardiyalarında genel olarak çalışma bitimini beklemeden erken çıkış yaptığını, hatta iş saatleri içerisinde görev yerini defalarca terk ederek farklı alanlarda zaman geçirdiğinin tespit edildiğini, söz konusu eylemleri ile vardiya düzeninde görev alan diğer personellerin iş yükünün artmasına neden olduğunu, bundan dolayı diğer çalışanların ve işin güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, davacı bu hususlardan dolayı iş arkadaşları ve amirleri tarafından defalarca kez uyarılmış ise de davacının "Bana hiçbir şey yapamazlar, cep telefonumda şirketle ilgili bir sürü fotoğraf var, yayınladığım takdirde çok uğraşırlar." şeklinde sözler ile kendilerini tehdit ettiğinin müvekkilince öğrenildiğini, söz konusu eylemlerin 03.07.2023 tarihinde davacı tarafından çalışma arkadaşlarına söylendiğini ve bu hususun çalışma arkadaşları tarafından 11.07.2023 tarihinde insan kaynaklarına bildirildiğini, davacının iş arkadaşları ve amirleri ile ilişkilerinde geçimsizlik yarattığını, işin uyumunu ve iş ortamının huzurunu bozacak davranışlar sergilediğinin müvekkilince tespit edildiğini, söz konusu eylemleri nedeniyle davacı işçinin iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanun'un 25/II hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacının müvekkili Şirketten yıllık izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fesih bildiriminde davacının 15.00-23.00 vardiyasından erken çıkması fesih sebebi olarak ileri sürülmüş ise de davalı tarafça dosyaya davacının vardiyalarından erken çıktığına dair tutanak ve benzeri somut hiçbir delil sunulmadığı, davalı tarafça davacının iş göremezlik raporları dosyaya sunulmuş olup söz konusu raporlar incelendiğinde genelde farklı sağlık kuruluşlarından alındığı, bu sağlık raporlarının sahte olduğu hususunda ya da davacının raporlu olduğu günlerde hasta olmadığı hususunda bir delil sunulmadığı, davacının raporlu olduğu sürelerin ihbar önelini 6 hafta aşacak şekilde kesintisiz devam etmediği, davalı tanığı .., davacının çalışmış olduğu ünitelerde fotoğraflar çektiği ve elinde Şirkete ait fotoğraflar olduğuna dair cümleler kullandığını diğer işçilerin kendisine ilettiğini beyan etmekte ise de işbu tanığın beyanının görgüye dayalı olmaması, dolaylı tanıklık niteliğinde olması ve davalı tarafça davacının cep telefonunda Şirkete ait resimler bulunduğu hususunda somut bir delil sunulmaması nedeniyle bu iddianın da ispatlanamadığı, bu nedenle davalı işveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanmadığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı alacağına hak kazandığı, yargılama sırasında feragat yetkisi bulunan davacı vekilinin yıllık izin ücreti alacağından feragat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence haklı nedenle feshe konu edilen, davacının vardiyalarından erken çıktığının, yine davalı tanığının soyut beyanı dışında cep telefonunda Şirkete ait resimler bulunduğundan bahisle işvereni tehdit ettiğinin ispat edilemediği, ayrıca davacının ihbar öneli süresini 6 hafta aşar şekilde iş göremezlik raporu da almadığı anlaşılmakla davalı işverence haklı nedenle feshin ispat edilemediği, davacının bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; feshin haklı nedenle yapıldığını, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin işverence feshinin haklı ve geçerli nedene dayanıp dayanmadığı, sonucuna göre kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.