Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1482 E. 2026/971 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1482
Karar No
2026/971
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1582 E., 2025/322 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mahk. Sıf) SAYISI : 2023/148 E., 2024/6 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... arasında 15.05.2018 tarihli daire satış sözleşmesi akdedildiğini, 6 numaralı daireyi 170.000,00 TL bedel karşılığında satın almış olduğunu, kendi dairesinin teminat karşılığında 02.11.2018 tarihinde ... isimli şahsa devredildiğini, ...'ın 60.000,00 TL peşinat verdiğinin anlaşıldığını, davalılar ... ve ...'ın tapu devir işlemlerinin muvazaalı olup tarafların hukuken kendi muvazaasına dayanamayacağını, ...'nın ödediği 60.000,00 TL bakımından kendisine ödeme yapmaya hazır olduğunu, ... veya şirketi aleyhine verilecek parasal bir iade ya da ödeme kararından müvekkilin fiilen tahsilat yapma imkânı bulunmadığını, müvekkilin iş bu davasının reddi halinde 170.000,00 TL zararı olacağını, iş bu davanın reddi halinde davalı ...'ın dava konusu olmayan bir bağımsız bölüm alacağı beklentisi ile verdiği sadece 60.000,00 TL karşılığında muvazaalı tapu devri işlemi ile güncel değeri 250.000, 00... .000,00 TL olan bir daireye sahip olacağını, müvekkil aleyhine haksız ve sebepsiz fakirleşme davalı ... adına ise üstelik kendi muvazaalı işleminde oldukça yüksek haksız ve sebepsiz zenginleşme doğacağını belirterek, Ordu İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 977 ada, 8 parsel, 6 numaralı bağımsız bölüm olarak tapuya kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile doğrudan müvekkil adına tesciline, mümkün olmaması halinde ise taşınmazın güncel değeri üzerinden müvekkilinin ödediği bedele karşılık gelen satış bedelinin tüm davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin de tıpkı davacı gibi davalı müteahhit ... ile dava dışı başka bir dairenin satışı konusunda anlaştığını, ancak davalı ...'nin inşaat projesinin henüz onaylanmadığı, tapusunu veremeyeceği gibi gerekçelerle dairenin şu anda satışının mümkün olmadığını beyan etmesi karşısında müvekkilinin tapu almadan para ödemeyeceğini beyan etmesi nedeniyle, bu sefer teminat olarak davacı ile daha önce davalı ... nin satışı konusunda anlaşmaya vardığı 6 no'lu bağımsız bölümün müvekkil davalı adına tescil edildiğini, müvekkilinin davaya konu taşınmazı da davalı ...'den değil arsa sahibi ...'dan satın aldığını, karşılığında da 90.000,00 TL bedelin davalı ... ve arsa sahibi ...'a ödendiğini, buna ilişkin ... ile müvekkil ... arasında akdedilen sözleşmede görüleceği üzere müvekkile satılacak olan ... Mahallesindeki daireyi davalı müteahhit ...'den tapusunu aldığında ... Mahallesindeki daireyi müteahhit davalıya geri vereceğini, arsa sahibi tarafından müvekkili aleyhine açılan Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/302 Esas sayılı dosyasında mevcut olan tapu iptali ve tescil davasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ...'nin inşaatın % 36,20'sini tamamlayarak kayıplara karıştığını, davalı müvekkil ...'ın da zararının oluştuğunu, kaldı ki dava dışı arsa sahibi ... ile müvekkil ... arasında iş bu davaya da konu taşınmaz üzerinde tapu iptal ve tescil davasının devam ettiğini, bu durumda davalı müvekkil ile davalı müteahhidin iş birliği çerçevesinde hareket ettikleri iddiasının soyut bir iddiadan öteye geçemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu, dava dışı Cemal'den 90.000,00 TL karşılığında satın aldığı, davacının tapu iptali ve adına tescili talebinin reddi gerektiği, taşınmazın davalıya devredildiği tarih olan 02.11.2018 tarihindeki değeri kapsamında davacının tazminat talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Yerel mahkemece müvekkili ile ... arasındaki sözleşmenin ön ödemeli konut satış sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, nitelendirmenin hatalı olduğunu, somut durumun yüklenicinin alacak hakkını üçüncü bir kişiye devretmesi şeklinde olup alacağın devri niteliğinde olduğunu, müvekkilinin ile davalı ... arasındaki sözleşmenin ön ödemeli konut satış sözleşmesi olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığını, b.Yerel mahkemece muvazaa iddiasının değerlendirilmediğini, c....'ın dava konusu olmayan bir bağımsız bölüm alacağı beklentisi ile verdiği sadece 60.000,00 TL karşılığında muvazaalı tapu devri işlemi ile güncel değeri 250.000,00 TL - 300.000,00 TL olan bir daireye sahip olacağını, d.Mahkemece hükmedilen miktarın denkleştirici adalet ilkesi ile bağdaşmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yüklenici temlikine dayalı tapu iptali ve tescil aksi halde tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacının tüketici olması nedeniyle peşin alınan temyiz harcının talep halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1482, K. 2026/971, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1482-e-2026-971-k-e4d928a00354