Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4565 E. 2026/3851 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4565
Karar No
2026/3851
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1174 E., 2025/1383 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/229 E., 2021/703 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/karşı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı/karşı davalı vekili Avukat .... ile davalı/karşı davacı vekili Avukat....'ın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin vekili olduğunu, taraflar arasında 07.03.2016 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, noterden gönderilen 28.03.2019 tarihli ihtarname ile vekaletten azledildiğini, azlin haksız olduğundan bahisle vekalet ücretinin tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2019/23214 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek; icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Karşı davada davacı vekili; davalıya peşin olarak ödenen 5.000 Euro vekalet ücretinin, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; azlin haklı olduğunu, görev ve yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, davaya konu takip talebinde, asıl alacağa uygulanacak faiz başlangıç tarihinin belirtilmediğini, faiz türünün hatalı gösterildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Karşı davada davalı vekili; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan avukatlık ücret sözleşmesiyle20.000 Euro ücret karşılığı, .... Türk Katılım Bankası Kontrgarantisi ile Suriye'de .... Bank tarafından ... Elektrik Bakanlığı elektrik enerjisi dağıtım ve kullanım kamu kuruluşuna verilmiş bulunan teminat mektubundan kaynaklanan sorunların çözümü amacıyla davacı avukata vekalet verildiği, ücret sözleşmesine konu İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/505 E., 2017/963 K. sayılı kararı incelendiğinde, Albaraka Türk tarafından açılan davada davalı/karşı davacı tarafın lehine olacak şekilde ret kararı verildiği, yargılama aşamasında davacı /karşı davalı yönünden kaynaklanan bir gecikmenin varlığının ispat edilemediği, azlin ise yargılamanın sonucunun kesinleştiği tarihten önce yapıldığı, görülmekte olan yargılamada ilk celsede karar alınması gibi bir vaadin varlığının sözleşmede yer almadığı, bu yönde bir vaadin söz konusu olduğu hususunun ispatlanamadığı, risk kaydına ilişkin kaldırma işleminin de kesinleşen karardan sonra yapılmış olduğu, avukatlık ücret sözleşmesinin konusunun sözleşmede yazılı olarak belirtildiği, davalı karşı davacı tarafın tacir olması karşısında ilk celsede karar alınması gibi bir vaad söz konusu olması halinde dahi, bu hususta yazılı bir belge almadan hareket etmesinin basiretli tacir olma yükümlülüğü ile de bağdaşmayacağı, sözleşmeye konu mahkeme dosyası incelendiğinde ise, davacı/karşı davalı yana izafe edilebilir herhangi bir kusur veya sorumluluktan kaynaklı gecikmenin varlığının ispat edilemediği, azil tarihinin de İlk Derece Mahkemesi kararı verildikten sonra Yargıtay aşamasında iken yapıldığı göz önüne alındığında, azlin haksız olduğu, azil tarihi itibariyle avukatın muaccel olan alacağı talep etmeye hak kazandığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın (15.000,00 Euro'nun) icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatı olan 20.196,60 TL'nin davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı /karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 07.03.2016 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme kapsamında davacı avukatın üstlendiği görevin sözleşmede yazılı olarak belirtildiği, tarafların yazılı sözleşme ile bağlı oldukları, takip edilen davada risk kaydını kaldırma yönünde işlemde bulunulacağına, davacının çağrılan toplantılara katılması gerektiğine dair açık bir düzenlemenin sözleşmede yer almadığı, sözleşmede vaad edilen iş ve işlemlerden sorumluluğun söz konusu olacağı, bu nedenle söz konusu sözleşmede yer almayan hususlarda davacının davalı tarafa vaadlerde bulunduğu ve davacının bu vaadlere uygun hareket etmediği hususlarının ileri sürülemeyeceği, davalının tacir olduğu da gözetildiğinde sözleşmede yer almayan hususlarda davacı avukatın özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin düşünülemeyeceği, bu nedenle Mahkemece toplanan deliller kapsamında azlin haksız olduğunun kabulü ile hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle; davalı /karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı/karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/karşı davacı vekili; icra dairesinin ve Mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğunu, yapılan azlin haklı olması nedeniyle vekilin ücrete hak kazandığını, delillerinin değerlendirilmediğini, sözleşme ile belirlenen vekalet ücretinde avukatlık ücreti tavanının aşıldığını, karşı davada haklı azil nedeniyle peşin ödenen vekalet ücretinin iadesi gerektiğini, takip talebinde faiz başlangıç tarihi ile faizin türünün belirtilmediğini, haksız olarak icra inkar tazminatına hükmedildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında talep olunan vekalet ücretine ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise verilen vekalet ücretinin iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yetki hususunun avukatlık ücret sözleşmesinde kararlaştırılmasına, Mahkemenin görevli bulunmasına, avukatın sözleşmede düzenlenen iş ve işlemlerden sorumlu olduğu gözetildiğinde azlin haksız olduğunun anlaşılmasına göre, davalı/ karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınıp davacı/karşı davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4565, K. 2026/3851, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4565-e-2026-3851-k-0d5da97e7724