Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1440 E. 2026/1079 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1440
Karar No
2026/1079
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/49 E., 2025/123 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici ... arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedilmiş ve bu karar kesinleşmiş olduğundan, dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden temlik almış olan davalının daireye haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yıkım kararının iptali için açılan dava derdest olduğundan sonucunun beklenmesi gerektiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkemenin görevli olmadığını, dava dışı kooperatifin mevzuata uygun şekilde yapılan konutları üyelerine teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli kararı ile davalının derdest davanın bekletici mesele yapılması, kesin hüküm dava şartının varlığı ya da Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenilmesi taleplerinin çekişmenin esası ve sonucu ile doğrudan ilgisi olmadığından kabul edilmediği, dava konusu taşınmazın davacı adına tapu siciline kayıtlı olduğu, dava konusu bağımsız bölümün ... üyesi olması nedeniyle davalıya teslim edildiği, ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçmişe yönelik olarak feshedildiği ve kararın kesinleştiği, buna göre davalının herhangi bir hakkı olmadan taşınmazı kullandığı, davacının ise davalının kullanımına rızasının olmadığı, davalının taşınmazı geçerli hukuki sebebi olmadan kullandığından davacının el atmanın önlenmesini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.05.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 13.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, el atmanın önlenmesi talep edilen daireye isabet eden arsa payı değeri üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabının yapılması gerekirken, kaçak yapı niteliğindeki kısmın değerinin de dava değerine katılarak hesaplama yapılması doğru görülmediği belirtilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı temyiz dilekçesinde: Dava konusu para alacağı olmayan davada fazla yatırılan peşin harcın iadesine karar verilmesi gerekirken sanki dava kısmen reddedilmiş gibi ilgili miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Tamamlama harcı miktarı 18.247,07 TL olması gerekirken yerel mahkemece usul ve yasaya, Yargıtay ilamına aykırı olarak gerekçeli kararında 21.725,42 TL tamamlama harcının davalı müvekkilden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, b.Dava değeri 1.465.708,98 TL'den 1.068.486,04 TL düşmesine, yani dava değeri %27.10 oranında düşmesine rağmen ve yerel mahkemece yargılama giderlerinin tamamı açısından bu oranda düşürülerek 20.515,52 TL yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken "28.142,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, c. Dava konusu taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlık olduğunu, d. Yapı bedeli düşük arsa bedeli yüksek hesap edildiğini, e. Sözleşmenin ... tarafından tamamlandığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık müdahelenin meni istemine ilişkindir.

1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava müdahalenin meni istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verildiğine göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bu husus bozmayı gerektirir ise de; ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi Kararının "hüküm” fıkrasının 5 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına ve kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1440, K. 2026/1079, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1440-e-2026-1079-k-8efde0d98c31