Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/150 E. 2025/2620 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/150
- Karar No
- 2025/2620
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/471 E., 2023/127 K. DAVACI-KARŞI DAVALI : ... vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/338 E., 2021/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı taşınmazda yüklenici müteaahhit ... İnşaat ile 20.06.2015 tarihinde, 15 maddeden oluşan kat kaşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkilinin iyineyitli olarak kendisine devredilen bağımsız bölümleri diğer davalılara devrettiğini, bedel konusunda arsa sahibinin müvekkiline inşaa edilecek dairelerin % 30'unu vermeyi kabul taahhüt ettiğini ve bunun haricindeki dairelerin yüklenicinin olacağı şeklinde belirlendiğini belirterek, müvekkilinin uğramış olduğu kâr mahrumiyeti ve menfi zararın uzman bilirkişilerce hesap edilmesi için keşif icrası kararı verilmesin,i dava konusu Elbistan ilçesi, ... mahallesi 1469 ada, 7 parselde davalılar adına kayıtlı bulunan bağımsız bölüm tapu kayıtlarının 3. kişilere her türlü devrini önleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalılar adına kayıtlı bağımsız bölüm tapu kayıtlarının iptali ile, arsa sahibi müvekkili adına tesciline karar verilmesini, müvekkilinin mahrum kaldığı kâr ve menfi zararın yükleniciden tahsilini, yüklenici adına kayıtlı olan ve haciz işlemi bulunan bağımsız bölümlerdeki haciz, ipotek ve üçüncü kişilerce bırakılan tedbirlerin kaldırılmasını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini HMK'nın 107/2. maddesi gereğince 250.000,00 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP VA KARŞI DAVA 1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümü davalı ...'dan aldığını, 250.000,00 TL karşılığında almış olduğu taşınmazın tapu kaydını üzerine almadan önce tapuda ... adına kayıtlı olduğunu, ... İnşaat ile arasında satış sözleşmesi gerçekleşmediğini, davacı ve ... inşaat ile muhatap olmadığını, bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. 2. Davalı-karşı davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekilleri cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnşaat yetkilileriyle anahtar teslim anlaşması yapıp 9. kat, 18 no'lu bağımsız bölüm daireyi 31.10.2017 tarihinde teslim almak şartıyla 250.000,00 TL ödemeyi yaptığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, karşı davanın kabulü ile, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin, mahkemece dairelerin bitmesi halinde ederinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak şimdilik 5.000,00 TL belirsiz alacağın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, kabul görmez ise arsa sahibinin zenginleştiği miktarın şimdilik 5.000,00 TL müvekkilinin payı oranında müştereken ve müteselsilen iadesini, bu da kabul edilmezse yüklenicinin inşaatı getirdiği fiziki seviyeye orantılı arsa payı devrinin müvekkili adına tescilini talep etmiştir. 3. Davalı-karşı davacı ... vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçmiş tarihte ... İnşaat adlı firmanın yetkilileri ile görüşerek ... isimli projeden bir konut satın aldığını, ev için ... inşaat yetkililerine bankadan ödeme yaptığını, 06.07.2017 tarihinde iki farklı bankadan para çektiğini ve bu paraları yine ... Şubesinde banka içerisinde güvenlik kameraları önünde şirket yetkililerine elden 150.000,00 TL teslim edildiğini, söz konusu görüntü kayıtlarının mevcut olduğunu, müvekkiline ait dairenin hali hazırdaki değerinin bilirkişilerce tespit edilerek bu bedelin davacıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini, şimdilik 1.000,00 TL'nin müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleşen davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TMK'nın 1023. maddesi ve tapuda güven ilkesi kapsamında iyiniyetli olarak tapu kayıtlarına güvenerek 15.08.2017 tarihinde ... isimli şahıstan daire satın aldığını, karşılığında ise 200.000,00 TL satıcının hesabına havale yaptığını, 20.000,00 TL nakit çekerek elden bankada vermek suretiyle toplam 250.000,00 TL bedel ödediğini, müvekkilinin ödediği bedeli aşmamak kaydıyla 1.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü yüklenici müteaahhit firma olan ... İnşaat'tan 250.000,00 TL karşılığında aldığını, müvekkilinin ödemiş olduğu bedele ilişkin banka dekontları makbuzlarının mevcut olduğunu, bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın tüm talep ve sonuçlarının reddedilmesini ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü yüklenici müteaahhit firma olan ... İnşaat'tan değil 305.000,00 TL'ye ...'dan aldığını, müvekkilinin ödemiş olduğu bedele ilişkin banka dekontlarının mevcut olduğunu, konuyla ilgili bilgi sahibi olan tanık listesini sunduklarını, müvekkilinin taşınmazı satın alırken tapu siciline güvenerek satın aldığını, bu nedenle de kazanmış olduğu mülkiyet hakkının TMK'nın 1023. maddesi gereğince korunması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın tüm talep ve sonuçlarının reddedilmesini ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 7. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının böyle bir davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın husumetten reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 8.Davalı-karşı davacı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile yüklenici firma olan ... firması arasında 22.06.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre ... mevkii 1469 ada, 7 no'lu parselde bulunan ...adlı inşaat projesinden 10K. 19 no'lu ve 12. K. 23 no'lu daireleri 625.000,00 TL karşılığında satın aldığını mahkemece davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 9. Davalı-karşı davacı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyiniyetli olarak inşaası devam eden yapıdan karşı davalı ... ile davalı arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesine ve tapu kayıtlarına güvenerek daire satın aldığını ve karşılığında 270.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin karşı davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, taleplerinin kabul görmemesi halinde, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca inşaatın durumu göz önünde bulundurularak karşı davalı ...’ın sebepsiz zenginleştiği miktarın fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL’sinin karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, mahkemece ileriye yönelik feshe karar verilecekse de inşaatın koşullarına göre müvekkiline arsa payı oranında düşen tapunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaat seviyesinin % 34 olduğu sözleşmenin geriye etkili feshi gerektiği, tarafların birbirlerine yaptıkları ödeme ve devirlerin avans olduğu, yükleniciden davaya konu bağımsız bölümleri temlik alan ve hatta yükleniciden temlik alan 3. kişilerden yine taşınmazı devralan tapu maliklerinin, TMK'nın 1023. maddesine dayalı iyiniyet savunmaları dinlenemeyeceği, 1 numaralı bağımsız bölümün 1363/3060 hissesi, 2, 3, 4, 9, 10, 12, 13, 15, 16, 18, 19, 20, 21, 23, 26... bağımsız bölüm sayılı taşınmazlar bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, 5, 24... bağımsız bölüm sayılı taşınmazların dava dışı arsa sahipleri ile davalı yüklenici ... İnşaat arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava dışı arsa sahiplerine düşen dairelerden olduğu ve bu nedenle davacı arsa sahibinin bu daireler yönünden talep hakkının bulunmadığı bu daireler yönünden davanın reddine, 30 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın dava sırasında icra yoluyla satışı yapıldığından ve davacı vekili tarafından 01.03.2021 tarihli dilekçe ile bu daire bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, 30 bağımsız bölüm sayılı taşınmaz bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, geriye etkili fesih kararı verildiğinden kira ve zarar talebinde bulunamayacağı, kira bedeli ve zarar talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davalılar ....ve ...'in karşı davaları yönünde sözleşmenin ... ile ... İnşaat arasında düzenlendiği, karşı davacıların davasına konu daire satışlarının ise karşı davalılar ile ... inşaat arasında yapıldığı ve ödemelerin de ... İnşaat'a yapıldığının kabul edildiği, iyiniyet iddialarının dinlenemeyeceği, ancak yükleniciden edimlerinin geri iadesini yahut tazminat talep edebilecekleri kabul edilmekle açılan karşı davaların reddine, davalı ... İnşaat bakımından ise davanın karşı dava şeklinde açıldığı ve ... İnşaatın da davalı-karşı davacılar gibi mevcut davada davalı olduğu, bu nedenle ... İnşaata yönelik usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, ... İnşaat yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davalılar ... ve .... tarafından açılan karşı davalar yönünden ise 3. kişilerin iyiniyet iddialarının dinlenemeyeceği, ancak yükleniciden edimlerinin geri iadesini yahut tazminat talep edebilecekleri kabul edilmekle açılan karşı davaların reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karşı davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... İnşaat Tekstil Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde; a.Karşı dava yönünden verilen red kararına dayanak yeterli gerekçe yazılmadığını b.Müvekkilinin iyiniyetli ve tapuya güven ilkesi ile hareket ettiğini, davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini ve adi yazılı yapıldığını, c.Davacının sebepsiz zenginleştiğini, d.Davadışı ipotek alacaklısı tarafından ...'ya karşı yapılan icra takibinde dosyada kıymet takdir raporunda inşaat seviyesinin %50,80 olarak belirlenmesine karşı BAM %34 ile arasında bir fark olmadığını belirtmek suretiyle kaldırma kararı vermemiş olmasının yerinde olmadığını, e.Asıl dava kesinleşmeden karşı dava hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, f.Dosyadaki haklarında red kararı verilen davalılar ile müvekkilinin aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin onun da iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Müvekkilinin iyiniyetli ve tapuya güven ilkesi ile hareket ettiğini, davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini ve adi yazılı yapıldığını, b.Davacının sebepsiz zenginleştiğini, c.İstinaf kararının gerekçesiz olduğunu beyan etmektedir.
3.Davalı ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Müvekkilinin iyiniyetli ve tapuya güven ilkesi ile hareket ettiğini, davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini ve adi yazılı yapıldığını, b.Davacının sebepsiz zenginleştiğini, c.Davadışı ipotek alacaklısı tarafından ...'ya karşı yapılan icra takibinde dosyada kıymet takdir raporunda inşaat seviyesinin %50,80 olarak belirlenmesine karşı BAM %34 ile arasında bir fark olmadığını belirtmek suretiyle kaldırma kararı vermemiş olmasının yerinde olmadığını, d.Asıl dava kesinleşmeden karşı dava hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, e.Dosyadaki haklarında red kararı verilen davalılar ile müvekkilinin aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin onun da iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu beyan etmektedir.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Müvekkilinin iyiniyetli ve tapuya güven ilkesi ile hareket ettiğini, davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini ve adi yazılı yapıldığını, b.Davacının sebepsiz zenginleştiğini beyan etmektedir.
5.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Müvekkilinin taşınmazı yükleniciden almadığı için yüklenicinin halefi konumunda olmadığını, b.Müvekkilinin iyiniyetli ve tapuya güven ilkesi ile hareket ettiğini, davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini ve adi yazılı yapıldığını, c.Davacının sebepsiz zenginleştiğini beyan etmektedir.
6.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Geçersiz sözleşmeye dayalı açılan davada verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, b.Müvekkilinin iyiniyetli ve tapuya güven ilkesi ile hareket ettiğini, davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini ve adi yazılı yapıldığını, c.Davacının sebepsiz zenginleştiğini e.Vekalet ücreti noktasında da hatalı karar verildiğini beyan etmektedir.
7.Davalı ... temyiz dilekçesinde; a.İyiniyetli ve tapuya güven ilkesi ile hareket ettiğini, davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini ve adi yazılı yapıldığını, b.Davacının sebepsiz zenginleştiğini, c.Davadışı ipotek alacaklısı tarafından ...'ya karşı yapılan icra takibinde dosyada kıymet takdir raporunda inşaat seviyesinin %50,80 olarak belirlenmesine karşı BAM %34 ile arasında bir fark olmadığını belirtmek suretiyle kaldırma kararı vermemiş olmasının yerinde olmadığını, d.Dosyadaki haklarında red kararı verilen davalılar ile kendisinin aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini onun da iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ve tapu iptal ve tescil, karşı davalarda alacak istemine ilişkindir. 1.Dairemizin, “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde yükleniciden hisse veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişilerin iyiniyetle tapuya güvenerek ayni hak iktisaplarının dinlenmeyeceğine..” dair içtihadından dönmek amacıyla Yargıtay Kanunu’nun 15/2-c maddesi gereğince Yargıtay Birinci Başkanlığı'na yaptığı başvuru neticesinde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca 16.05.2025 tarihli, 2024/1 Esas; 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Dairemizin eski içtihatlarından dönme istemi kabul edilmiştir.
16.05.2025 tarih, 2024/1 esas; 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, Yargıtay Kanunu’nun 45/5.fıkrası gereğince içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. İçtihadı birleştirme öncesinde aksi yönde bir bozma olsa bile usuli kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanması gerekir. Bu nedenle; Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek ancak tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyiniyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur (TMK. m. 1023). Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran karma bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra yüklenici henüz edimlerini yerine getirmeden; arsa sahibi, arsa veya kat irtifak tapularını veya bir kısmını çeşitli saiklerle yükleniciye tapuda devretmekte ve yüklenici devraldığı bağımsız bölüm veya arsa hisselerini üçüncü kişilere satmaktadır. Arsa payı veya bağımsız bölümlerin satılmasından sonra yüklenici edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi talep edilebilmektedir. TMK’nın 3. maddesine göre, tapuya güvendiğini, iyiniyetli olduğunu beyan eden ve yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu Kanun gereğince karine olarak kabul edilmelidir. Aynı Kanun'un 1023. maddesine göre ise tapuya güvenerek iktisap edilen ayni hakkın korunması gerekir. TMK’nın 3. ve 1023. maddelerine göre, yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm devralan üçüncü kişi iyi niyetli ise yüklenici adına yapılan tescil başlangıçtan itibaren yolsuz olsa veya sonradan geriye etkili fesihle yolsuz hâle gelse bile devrin geçerli olacağı kabul edilmelidir. Zira tapu siciline güven ilkesi korunmazsa hukukî işlem güvenliği, dolayısıyla hukukun en temel ilkelerinden olan hukukî güvenlik ilkesi de ihlâl edilmiş olur. Arsa sahibinin; üçüncü kişinin taşınmazı tapuda satın aldığı anda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle tapunun yükleniciye devredildiğini ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi ihtimalini bildiğini ve buna rağmen taşınmazı satın aldığını veya lehine ipotek tesis ettiğini bir başka deyişle üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu somut delil ve vakıalarla ispat etmesi halinde elbette tapunun arsa sahibine döneceğinin kabulü gerekir. Öte yandan, arsa sahibinin yükleniciye devrettiği tapunun avans tapu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Zira “avans tapu”kavramının Türk Medeni Kanunu ve Türk Eşya Hukuku sisteminde yerinin bulunmadığı, Doktrinde de belirtildiği gibi, arsa sahibinin yükleniciye tapu devrinin avans tapu kavramıyla açıklanamayacağı,zira tapu devrinin şarta bağlanamayacağı; dolayısıyla, yüklenici adına kayıtlı olan arsa hissesi veya bağımsız bölümün üçüncü kişiye satılmasının geçerli olduğu kabul edilmelidir. Arsa sahibinin yükleniciye tapuyu devretmesi, yolsuz tescil olarak da değerlendirilemez. Zira aynî hakkın kurulabilmesi için yeterli olmayan ve gerçek hak sahipliğini yansıtmayan tescil, yolsuz tescildir. (TMK.1024). TMK’nın 992. maddesi hükmü gereğince, arsa sahibinin bozucu yenilik doğuran hakkını kullanarak sözleşmeden dönme anına kadar, mülkiyet hakkına sahip yüklenicinin tasarruf işleminde hiç bir hukuki sakatlık olmayacaktır. Arsa sahibi, sözleşmeden sonradan dönse bile “yolsuz tescil” iddiasıyla yükleniciden iyiniyetle ayni hak iktisap eden üçüncü kişiden tapu iptali ve tescil talep etme hakkı bulunmayacaktır. İzah edilen nedenlerle, tapuya güvenerek yükleniciden arsa hissesi veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen iyi niyetli üçüncü kişinin TMK'nın 1023. maddesine istinaden iktisabının korunması gerekir. Ancak, arsa sahibinin TMK’nın 3/2. fıkrası gereğince, üçüncü kişinin taşınmazı satın aldığı veya lehine ipotek tesis ettiği anda, “tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu” bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlaması halinde arsa sahibinin tapu iptali ve tescil veya ipoteğin kaldırılması talebi kabul edilebilir. Anılan İçtihadı Birleştirme ve Dairemizin yeni içtihatları doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş; temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan dava yönünden yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesidir.
2. Davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı ...vekili, davalı ... vekili ve davalı ...'un asıl ve karşı davalara yönelik yukarıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.