Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/184 E. 2025/11829 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/184
- Karar No
- 2025/11829
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/177 Esas - 2022/1425 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/922 Esas - 2021/879 İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/180 Esas - 2020/531
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada ... Sigorta A.Ş. vekili, birleşen davada ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınmış olup diğer davalı tarafından sevk ve idare edilen aracın 04.09.2017 tarihinde davacıların eşi ve babası olan ...'ın yolcu olduğu araca çarptığını ve ...'ın kaza sonucunda vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, kazada müteveffanın kusuru olmadığını, davalı ... AŞ tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, ayrıca olay nedeniyle manevi zararlarının da olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, eş ... için 80.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili bedel arttırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 201.785,88 TL'ye yükseltmiştir. 2. Birleşen davada davacılar vekili; dava dışı sürücüler ... ile ...'un 04.09.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda dava dışı ...'un aracında yolcu olan ...'ın vefat ettiğini, davacıların ...'ın eşi ve çocukları olduğunu, kaza nedeniyle davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, kaza tespit tutanağında desteğin yolcu olduğu aracın ZMSS poliçesi bulunmadığının belirlendiğini, bu nedenle zararın karşılanması için davalı ... Hesabına başvuru yapıldığını, ancak ... tarafından kaza tarihinde aracın ... Sigorta AŞ nezdinde ZMSS poliçesi bulunması nedeniyle ödeme yapılmadığını, diğer davalı ... AŞ tarafından ise kazadan önce aracın satılması ve işletenin değişmesi nedeniyle ödeme yapılmadığını, kaza tarihi itibarıyla tazminattan kimin sorumlu olduğu hususu tespit edilemediğinden hem sigorta şirketine hem de Güvence Hesabına karşı dava açıldığını belirtilerek 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi gereğince her bir davacı için 100,00 TL toplam 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulana en yüksek faiz ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili bedel arttırım dilekçesi ile davalı ... AŞ yönünden talebini 201.785,88 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, yapılan hasar ihbarı üzerine ibraname karşılığında ödeme yapıldığını ve sorumluluğun sona erdiğini, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Asıl davada davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını, kazanın desteğin yolcu olduğu aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Birleşen davada davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın kaza tarihinden önce satıldığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacılardan ...'ın yaşı itibarıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettikleri gelirlerin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüt tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 4. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesi bulunduğundan müvekkilinin tazminattan sorumlu olmadığını, her ne kadar kazadan önce araç satılmış ise de ZMSS poliçesi ile ilgili herhangi bir bildirim veya sözleşmenin feshine dair işlem yapılmadığından sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini, desteğin otopsi raporundan emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca desteğin yolcu olduğu araçta istiap haddi aşılarak yolculuk etmesi nedeniyle de müterafik kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan bir ödeme var ise bu ödemenin tazminattan indirilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmemiş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine, davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, ... için 150.619,57 TL, ... için 7.327,35 TL ve ... için 3.481,77 TL'nin davalı ... yönünden 04.09.2017 ve ... Sigorta A.Ş. yönünden 15.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL'nin 04.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsiline, birleşen davada davalı ... Hesabına karşı açılan davanın reddine, davalı ... AŞ yönünden davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, mahkemenin 2017/922 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür oluşmayacak şekilde, ... için 150.619,57 TL, ... için 7.327,35 TL ve ... için 3.481,77 TL'nin 27.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekilleri ve birleşen davada davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; dava açılmadan önce davacıların zararının karşılandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ödeme tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre ödemenin yeterliliğinin değerlendirilmesi gerektiğini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, sorumluluğun kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini, yapılan ödemenin yalnızca eş için hesaplanan tazminattan mahsup edildiğini, davacı çocuklar için ödenen miktarın bu davacılar için hesaplanan miktardan indirilmesi gerektiğini, SGK tarafından bağlanan aylığın rücuya tabi olup olmadığının belirlenmesi için ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, sürücünün kaza sırasında alkollü olup olmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen davada davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinde müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş bir ZMSS poliçesi bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında zarardan sorumlu olduğunu, davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından bağlanan aylığın rücuya tabi olduğu dikkate alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada davalılardan ...'nun sevk ve idaresinde olup davalı ... AŞ tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacıların eşi ve babası olan desteklerinin yolcu olduğu araca çarpması sonucunda davacıların desteğinin vefat etmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 1. Asıl ve birleşen davada davalılar ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ vekilinin, asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalıların her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre asıl ve birleşen davada tahsilde tekerrür olmamak üzere hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar, davacılardan ... için 7.327,35 TL, davacılardan ... için 3.481,77 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Asıl davada davalı ... AŞ vekilinin, birleşen davada davalı ... AŞ vekilinin asıl ve birleşen davada davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davalı ... AŞ tarafından davadan önce yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığının anlaşılmasına, müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince davalı ... AŞ'nin zararın tamamından sorumlu olmasına, aleyhe bozma yasağına, davacılara SGK tarafından bağlanan aylığın uzun vadeli sigorta hükümleri gereğince bağlandığının anlaşılmasına ve uzun vadeli sigorta hükümleri gereğince bağlanan aylığın tazminattan indirilmemesinde isabetsizlik olmamasına, desteğin yolcu olduğu aracın sürücüsünün kaza sırasında alkollü olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmiş olmasına, desteğin müterafik kusurunun somut olarak ispat edilememiş olmasına, birleşen davada davalı ... AŞ tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın kazadan önce satıldığı anlaşılmakta ise de satış nedeniyle anılan davalı tarafından düzenlenen poliçenin iptal edilmemiş olmasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1484 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince ... Sigorta AŞ'nin zarardan sorumlu olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı ... AŞ vekili, birleşen davada davalı ... AŞ vekilinin tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davada davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'nin, asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'nin, asıl ve birleşen davada davacı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.