Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2413 E. 2025/9988 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2413
Karar No
2025/9988
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/23 Esas, 2024/363 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin muris ...'nun mirasçıları olduklarını, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde kain 1 ada 14 parsel sayılı 3840 m²lik taşınmazın tamamının maliki olduklarını, taşınmazın bir kısmının ... Karayolu üzerinde yol olarak bir kısmının ise park alanı olarak davalı belediyelerce kullandığını, kamulaştırma yapılmadan el atıldığını, müvekkiline ise konuya dair herhangi bir tebligatın yapılmadığını, taşınmazın tamamının davalıların kullanımında olduğunu herhangi bir şekilde müvekkili tarafından kullanılmasının imkanının bulunmadığını, müvekkili tarafından 13.04.2015 tarihinde davalı ... Belediye Başkanlığına kanuna uygun olarak taşınmazın tamamının kamulaştırılması, uzlaşma yoluna gidilmesi ve bedelin ödenmesi konusunda başvuru yapıldığını; ancak kamulaştırma işlemine başlanamayacağını belirterek talebin reddedildiğini, yine aynı tarihte aynı dilekçenin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına sunulduğunu, taşınmazın içerisinde geçen ... Karayolunun 21.04.1969 tarihli istimlak ve kamu yararı kararına istinaden Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğüne ait olduğunu, bu nedenle kamulaştırma talebinin buraya yapılması gerektiğini bildirerek talebini reddettiğini; ancak Müdürlüğün yolun idareleri altındaki yol ağının dışında kaldığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mal sahiplerine idareye başvuru şartı getirdiklerini ve müvekkillerinin bu Kanun'a göre gereğini yaptıklarını, aynı kanun idareye 6 aylık süre içinde uzlaşmaya davet etme yükümlülüğü verirken davalıların bunun gereğini yerine getirmediğini, bu nedenle ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde kain 1 ada 14 parsel sayılı 3840 m²lik taşınmazın 2942 sayılı Kanun hükümleri kıyasen uygulanarak tespit edilecek değerin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere kamulaştırmasız el koyma karşılığı olan bedelin ve taşınmazın davalı belediyece haksız olarak kullanılmasından kaynaklanan zaman aşımı süresi içinde hak edilmiş olan ecrimisil için şimdilik 1.000,00 TL'nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsili ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili birleştirilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/145 sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin muris ...'nun mirasçıları olup ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii 1 ada 14 parsel sayılı 3840 m²lik taşınmazın malikleri olduklarını, söz konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/31 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, kısmen kamulaştırılan 1741,15 m²lik kısım için 1.830.592,88 TL el atma bedeli ve 45.502,63 TL ecrimisil bedeli olduğunun tespit edildiğini, ilgili dosyanın daha önce görevsizlik nedeniyle Yargıtay incelemesinden geçtiğinden Yargıtay bozma ilamı sonrasında ıslah olamayacağından fazlaya dair talepleri açısından işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu beyan ederek Mahkemece taşınmaz için belirlenen el atma bedelinin ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın konusu itibarıyla idari yargının görev alanına girdiğinden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın ...Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve park alanında kaldığını, imar planının 29.01.1982 tarihinde kesinleştiği ve İller Bankası tarafından yapıldığının tespit edildiğini, idare mahkemelerinde açılması gereken iş bu davada yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacıların dava konusu parselin kamulaştırma bedelinin ödenmesine yönelik olarak 13.04.2015 tarihli dilekçe ile müracaat ettiklerini, Karayolları 2. Bölge müdürlüğünün yazısında bahse konu 1 ada 14 parsel nolu 3840 m² yüzölçümlü taşınmazın 460 m²lik kısmı için 04.08.1966 tarihli ve 1966/176 sayılı kamu yararı kararı, arta kalan 3380 m²lik kısmı için ise 21.04.1969 tarihli ve 1969/63 sayılı kamu yararı kararı alındığını, taşınmazın tamamının .... yolunun yol ve yol emniyet sahası için oluşturulan kamulaştırma koridoru içinde kalmaktadır şeklinde cevap verildiğini, dava konusu taşınmazın yol olan kısmı ile ilgili olarak doğru muhatabın belirlenmesi için yolun müvekkil idarenin mi yoksa .... Genel Müdürlüğünün mü yetki ve sorumluluğunda olduğuna yönelik araştırma yapılması gerektiğini, ecrimisil taleplerine yönelik zaman aşımı taleplerinin olduğunu, öncelikle dava konusu idari yargının görev alanında olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesini, Mahkeme görevli olduğu kanaatinde ise husumet itirazlarının değerlendirilmesini, husumet itirazlarının kabul görmemesi halinde usul ve kanuna aykırı davanın reddi ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkil Belediye yönünden reddinin gerektiğini, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii 1 ada 14 parsel numaralı 3840 m²lik taşınmazın onaylı imar planında yol ve park alanında kaldığını, ilgili parselin imar planında yol olarak ayrılan yaklaşık 1400 m²lik kısmının ... caddesi olarak kullanıldığını, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 10.03.2015 tarihli ve 64 sayılı Meclis Kararına istinaden Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet ve yetki alanı içerisinde kaldığını, bu nedenle dava konusu parselin müvekkil Belediyenin yetkisi dışında kaldığını, onaylı imar planında dava konusu taşınmazın park olarak ayrılan kısmında yaklaşık olarak 30 adet çam ağacı bulunduğunu, diğer kısımda çevrede oturan vatandaşlar tarafından özel araçlarını park etmek sureti ile kullandıkları küçük bir otopark bulunduğunu, dava dilekçesinde talep edilen ecmisilin hiç bir dayanağının bulunmadığını, davacı tarafın kamulaştırmasız el atma iddiasıyla tazminat ve ecrimisil talebinin hakkaniyete uygun olmadığı gibi iyi niyetle de bağdaşmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece 26.02.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararı ile imar uygulamalarından kaynaklı kısıtlamalar için idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, davacılar tarafından dava konusu taşınmaza davalı idarece el atıldığından bahisle dava açıldığı ve dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz üzerinde fiili olarak yol ve park olduğu anlaşılmakla, mahallinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yolun ve parkın hangi belediyenin sorumluluğunda olduğunun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinde yapılan değişiklik gereğince görevsizlik kararı verilmiş olup, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 26.02.2020 tarihli ve 2019/31 Esas, 2020/35 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan raporda emsal olarak incelenen taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2016 yılı Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden; yine dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla emsal taşınmazın da satış tarihi itibarıyla imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğu ve imar parseli ise kesilen, değil ise kesilecek düzenleme ortaklık payı oranı ilgili ...Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup rapor denetlenmeden hüküm kurulması, ecrimisile yönelik talep bakımından; arsa niteliğindeki taşınmazın bulunduğu mevkideki diğer arsaların dava tarihinden geriye doğru ecrimisil istenen süre içinde kiraya verilip verilmedikleri, veriliyor ise nasıl ve ne şekilde kiraladıklarının taraflardan delilleri sorulmak suretiyle tespit edilmesi, varsa emsal kira sözleşmesi temin ettirilerek ecrimisil bedelinin hesaplanması gerekirken bu yönteme uygun olmayan, soyut bir şekilde ecrimisil hesabı yapan rapor esas alınarak hüküm kurulması, dosyadaki 16.04.2015 tarihli ... Belediye Başkanlığının yazısında dava konusu taşınmazın yol olan kısmının ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının, kalan kısmının ise ... Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğunun belirtildiği hususları doğrultusunda; dava konusu taşınmazın nihai imar durumunun detaylı olarak ilgili belediyelerden ayrı ayrı sorularak sorumluluğun, el atılan alanların her biri yönünden ve proje bütünlüğü esasları değerlendirilerek tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, dosyadaki 16.04.2015 tarihli ... Belediye Başkanlığının yazısında dava konusu taşınmazın yol olan kısmı dışındaki alanın ... Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğu ve ... alanda kaldığının belirtildiği, keşifte, dava konusu taşınmazın bir kısmının çam ağaçları ile kaplı olduğunun gözlendiği ve hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda da dava konusu taşınmazın 1648,40 m²sinin ağaçlık alanda kaldığının belirtildiği hususları beraber değerlendirildiğinde bu alana fiilen el atma olduğu sonucuna varıldığından sorumlu idarenin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ve eksik inceleme ile ağaçlık alanın bedeline hükmedilmemesi ve dava açıldığı tarihte taşınmaz değerinin davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, yargılama sırasında toplanan deliller sonunda tazminat miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesinde belirttiği miktarı artırılabileceği, ayrıca 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kanun'un 18 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 177 nci madesine eklenen ikinci fıkrası ile "Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz" hükmü getirilmiş olduğu gözetildiğinde bozmadan sonra ıslah yapılamaz kuralı uygulanmaksızın bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre harcı ödenen ve ıslah kapsamında davacının bedele dönüşen payına takdir edilen bedelin artırabileceğinin kabulu ile hüküm kurulması gerekirken bozma sonrası ıslah yapılamayacağından bahisle taleple bağlı kalınarak karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.03.2023 tarihli ve 2021/257 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması gerekir ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan dava konusu taşınmaza göre emsal alınan taşınmazın anonim şirkete satış olduğu, gerçeği yansıtmadığı ve dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan raporda emsal olarak incelenen taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2016 yılı Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin ilgili ... Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden; yine dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle emsal taşınmazın da satış tarihi itibariyle imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğu ve imar parseli ise kesilen, değil ise kesilecek düzenleme ortaklık payı oranı ilgili ... İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup rapor denetlenmeden hüküm kurulması doğru olmadığı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel davası açmakla, davacının taşınmazın mülkiyetini idareye devretmeye razı olduğu ve açılan tazminat davasının dava tarihinden itibaren davalı idare bakımından taşınmazı kullanma hakkı doğduğu gözetilerek, bu tarihten sonraki dönem için ecrimisil isteminde bulunulamayacağı dikkate alınarak davacıların birleştirilen davada asıl dava tarihinden sonraki dönem için talep ettiği ecrimisil yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu ve birleştirilen dava ek dava olup asıl ve birleştirilen davada dava konusu taşınmaz aynı olduğu hâlde, davacılar ve davalı idareler lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 27.11.2024 tarihli ve 2024/23 Esas, 2024/363 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisile hükmedilmemesi gerektiğini, değer tespitinin somut gerekçelere dayanmadığını, tespit edilen taşınmaz bedeli ile belediye emlak değeri arasında fahiş fark olduğunu, emsal taşınmazın konumu, yüzölçümü, imar planında bulunduğu alan bakımından dava konusu taşınmazdan çok daha değerli olduğunu ve emsal alınması için uygun olmadığını, alınan raporun bozma ilamına uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdan %34 düzenleme ortaklık payı kesildiğini; ancak Belediyece belirlenen kesin bir oran olmadığını, emsal taşınmazın konumu, yüzölçümü, imar planında bulunduğu alan bakımından dava konusu taşınmazdan çok daha değerli olduğunu ve emsal alınması için uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın imar durumuna göre ... Belediye Başkanlığının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılarak taşınmaz bedelinin ve ecrimisil bedelinin tespit ve sorumlu idareden tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 ada 14 parsel sayılı taşınmazın zeminine değerlendirmede kıyasen uygulanan 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline ve ecrimisile karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harçların davalı idarelerden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2413, K. 2025/9988, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2413-e-2025-9988-k-561eb1c2efdb