Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3797 E. 2024/5065 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3797
Karar No
2024/5065
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/385 E., 2023/739 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2021/234 E., 2021/389 K. Davacı vekili; davalı şirket ile ........, Hes ve Regülatörü projesi elektrik işlerinin yapımı için sözleşme imzalandığını, hak edişleriyle ilgili faturalar düzenlendiğini ancak faturaların ödenmediği, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı şirketin takibe itirazda bulunduklarını ileri sürerek itirazların iptaline, takibin devamına, dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; icra dosyasında usulsüz tebligat yapıldığı ve davanın usulsüz tebligata dayalı olarak açıldığı, taraflar arasında sözleşme uyarınca davacı yüklenicinin edimleri yerine getirmeyerek ve işi eksik bıraktığı, eksik bırakılan işlerden dolayı maddi zarara uğradığı, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirirken ve aydınlatma noktasında kusurlu davrandığı, sözleşmeye konu işin bir başka şirket tarafından tamamlandığını, eksik işlemlerin tespiti açısından hazırlanan NDT raporları ile tespit edildiği savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasında, davalı tarafın verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmediği, TTK 83. maddesinin yollaması ile HMK 220. maddesinin uyarınca davalının icra takibine konu borcu ödediğini ispatlayamadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise, muntazam tutulmuş olsun veya olmasın, sahibi aleyhine delil olur. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanamaz. Bunun sonucu olarak, aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olmayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur. Somut olay incelendiğinde, her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerinin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılıp yaptırılmadığı anlaşılamadığından bu haliyle HMK'nın 222 nci maddesi gereğince delil olarak kabulü mümkün değildir. Yine davalı tarafın eksik işler bulunduğuna dair 08.06.2018 tarihli evrak ve eksik işlere ilişkin Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Elektrik Mühendisleri Odası'nın düzenlediği raporu sunduğu, ancak bu beyan ve deliller değerlendirilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; tarafların ticari defterlerinin usule uygun olarak tutulup tutulmadığına dair inceleme yaptırmak, eksik işler yönünden ise, yapılan itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden bozulması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nun 373/1. maddesi gereğince Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.12.2021 tarih ve 2021/234 Esas, 2021/389 Karar sayılı kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3797, K. 2024/5065, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3797-e-2024-5065-k-094903722f2b