Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2728 E. 2024/4678 K. – Eser Sözleşmesin
Konu: Eser Sözleşmesinden Kaynaklı Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2728
- Karar No
- 2024/4678
- Karar Tarihi
- Konu
- Eser Sözleşmesinden Kaynaklı Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/751 E., 2023/460 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/221 E., 2021/304 K. 1-İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit davasında, taraflar arasında üç adet kalıp imalatı için sözleşme düzenlendiği, sözleşmelerin konusunun kalıp imalat, tasarım ve revizyona ilişkin olduğu, sözleşmelerin 6. maddesine göre imalatçının teklifte belirtildiği gibi kalıp tasarı onayı verildikten sonra kalıpları 60 gün içerisinde üretmek durumunda olduğu, yine sözleşmelerin 10.4. maddesinde döviz cinsi bedel ile satışı yapılan ürünlerin ödemesinin fatura tarihinde geçerli olan Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak Türk Lirası cinsinden ödeneceğinin öngörüldüğü, tarafların 10.12.2018 tarihi itibari ile defter bakiyelerinin 242.917,85 TL olduğu ve taraf defterlerinin birbiri ile bu konuda örtüştüğü, 31.12.2018 tarihli 11 adet 659.425,30 TL’lik faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde ise bu faturaların yer almadığı, taraf defterlerindeki cari hesap farkının bundan kaynaklandığı, faturaların, fatura tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kuru karşılığından düzenlenmeyip, 46.281,37 TL’lik yüksek miktardan düzenlendiği, davacının da bu faturaları ihtarname ile davalıya iade ettiği, ancak davacı tarafın dosyaya sunulan maillerle bu faturalara konu kalıpların yapım ve imalatı için onay verdiği, yine aynı faturalarla ilgili davacı şirket genel müdürünün 21.01.2019 tarihinde davalıya gönderdiği mail üzerine, davalının gönderdiği mailde, bu mailde belirtilen 31.200,00 TL’lik bedel indiriminin davalı tarafından kabul edildiği, ancak davalının defterlerine bu durumun yansıtılmadığı, yine, 31.12.2018 tarihli ve 59382 no.lu 69.100,80 TL’lik faturadaki kalıpların davalı tarafından davacıya teslim edildiğinin kanıtlanamadığı, taraf defterlerinde gözüken davalının, davacıya olan borç miktarı ile yukarıda ayrıntılı belirtilen rakamların mahsubu sonucu takip tarihi itibari ile davalı alacağının bilirkişi raporuna göre 219.925,28 TL olduğu, bu rakam ve toplam takip bedeli gözetildiğinde ise takip tarihi itibari ile davacının, davalıya neticeten 146.582,17 TL asıl alacak, 6.873,27 TL faiz olmak üzere toplam 153.455,44 TL borçlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2-İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; mahkemece 28.06.2017 tarihli 059354 nolu “tasarım fikstürleri” açıklamalı 31.200,00 TL bedelli faturanın bedeli toplam alacaktan mahsup edilmiş ise de, dosyadaki bu mahsuba dayanak olan davalı yüklenici tarafından gönderilen tarihsiz e-mailde, bu alacağın toplam alacaktan indiriminin şarta bağlandığı ve peşin ödeme yapılması halinde mahsubunun kabul edileceği belirtilmiş olmakla ve peşin ödeme şartı da gerçekleşmediğinden, bu miktarın mahsup kabulü olarak değerlendirilerek alacaktan düşülmesi doğru olmadığı, Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1377 Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından talep edilen 366.507,45 TL asıl alacaktan, bilirkişi tarafından hesaplanan kur farkı 46.281,37 TL ile, 59382 no.lu fatura ile bedeli talep edilen ancak teslim edildiği ispatlanamayan kalıpların bedeli olan 69.100,80 TL’nin mahsubu ile davalının takip tarihi itibariyle bakiye alacağının 251.125,28 TL olduğu kabul edilerek, davacının menfi tespit davasının 115.382,17 TL borçlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 3-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 3.1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. 3.2-Dava, alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı yüklenici tarafından Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1377 Esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine 31.12.2018 tarihli ve A59377-82 arası 6 adet fatura bedellerine ilişkin 366.507,45 TL, 6.873,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 373.380,72 TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız takip yapıldığı anlaşılmış, mahkemece takibe konu 6 adet fatura kapsamında inceleme yapılması gerekirken takip dayanağı olmayan faturaların da değerlendirme konusu yapılması doğru olmamıştır. 6098 sayılı TBK'nın 101 maddesi gereğince; birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Yine TBK'nın 102 maddesi gereğince; Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Somut olayda 11 adet fatura aynı tarihte kesilip muaccel olmuş, ödemelerin hangi borca ilişkin olduğu belirtilmediğinden, takipten önce yapılan ödemelerin icra takibine konu edilen 6 adet fatura için yapıldığı kabul edilerek karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan 11 adet faturaya ilişkin değerlendirme yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (3.1.) bendinden açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 14.04.2023 tarihli, 2021/751 Esas, 2023/460 Karar sayılı kararın indirim bedeli kısma ilişkin TEMYİZ SEBEPLERİNİN REDDİNE, (3.2.) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.