İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/351 E. 2024/1039 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/351
Karar No
2024/1039
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/351 Esas KARAR NO : 2024/1039 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma fabrika ve kalabalık işyeri personellerine, sıcak yemek /tabldot tedarik hizmeti veren bir catering firması olduğunu, faaliyet kapsamında davalı firmaya da bir süre yemek satışı yaptığını, taraflar arasındaki, yemek tedarikine ilişkin ticari ilişki firmaca, ödemelerde alışkanlık haline getirilen sürekli gecikmeler nedeni ile 02/08/2023 tarihinde sonlandırıldığını ve fakat davalı firma, ticari ilişkinin son döneminde faturaya dayalı cari bakiyelerini (ticari ilişkiyi sonlandırmamıza tepki olarak) ödemediğini, (Öte yandan faturalara süresi içinde itiraz dahi edilmemiştir.) davalının temerrüdü nedeni ile ödenmeyen faturalara dayalı cari alacak için icra takibi başlatıldığını, davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyası üzerinden toplam 22.632,06-TL üzerinden başlatılan takipte ; davalı borca ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, huzurdaki dava açılmadan evvel tarafımızca zorunlu arabuluculuk başvuru yapıldığını ve yapılan müzakereler neticesinde süreç anlaşmama ile sonuçlandığını, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğu, yargılama kapsamında tarafların ticari defter kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi ile açık ve net olarak ortaya konulacağını, İzmir ... İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, personelinin yemek ihtiyacını karşılamak üzere davacı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti ile yemek hizmeti sözleşmesini akdettiğini, akdedilen bu sözleşme gereğince davacı, müvekkili şirketin iş yerinde yemek hizmetlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirket de davacı şirketin verdiği yemek hizmeti karşılığında taraflarca kararlaştırılan bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, işbu yemek hizmet sözleşmesinde kişi başı yemek fiyatı 30,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, tarafların sözleşmeyi uzatması üzerine ülkemizde yaşanan enflasyon da göz önünde bulundurularak kişi başı yemek fiyatı 35,00 TL'ye yükseltilmiş olup müvekkili şirket de bu fiyat artışına muvafakat ettiğini, müvekkili şirket işbu sözleşme gereği her zaman üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ödemelerini düzenli olarak yaptığını, ancak ne yazık ki davacı sözleşme gereği üstlendiği yemek hizmetini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacı usulsüz ve haksız feshinde 02/08/2023 tarihi itibariyle yemek tedariki sağlamayacağını bildirmesine rağmen en son 20/07/2023 tarihinde müvekkili şirkete yemek tedariki sağlanmış ve 21/07/2023 tarihi itibariyle yemek tedariki sağlanmamaya başlandığını, bununla birlikte müvekkili şirket çok mağdur olduğunu, hatta personellerine yemek tedarik edemez duruma düştüğünü, işbu haksız fesih sonucu davacı tarafından yemek tedariki sağlanmaması sebebiyle müvekkili şirket, çok daha yüksek fiyatla çalışanlara yemek tedariki sağlamak zorunda kaldığını, davacının usulsüz ve haksız feshi sebebiyle müvekkili şirket hem maddi hem de manevi anlamda çok büyük zararlar içerisine girdiğini, davacı şirket asılsız iddialarıyla müvekkili şirketin itibarını zedelediğini, davacının müvekkili şirkete verdiği maddi ve manevi zararlar yetmezmiş gibi haksız yere yemek hizmeti sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirketin cari faturalarını ödemediği iddiasıyla İzmir... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dilekçesinde müvekkili şirketin 22.632,06 TL borcu olduğu iddia edildiğini, ancak müvekkili şirketin davacı şirkete iddia edildiği gibi bir borcu olmadığını, ayrıca İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin konusu yapılan alacak talepleri likit olmadığını, likit olmayan işbu alacak taleplerine işleyecek faiz kalemlerini de kabul etmediğini, bu sebeple dava konusu uyuşmazlık yargılamaya muhtaç olduğunu, davacın talep ettiği icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığı, talebin haksız olduğunu, bu itibarla davacının bu yöndeki talebinin de kabulü mümkün olmadığını, davacının haksız feshi sonucu uğradığımız zararların tazmini için dava açma hakkımız saklı olduğunu, yukarıdaki açıklamalarımız ışığında ödenmiş olan borca istinaden yapılan icra takibine müvekkili şirketin itirazı haklı olup, davacı tarafın takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu aşikar olduğunu, bu sebeplerle usul ve yasaya aykırı olarak açılan işbu davanın esastan reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi için işbu cevap dilekçesini vermek zaruret hasıl olduğunu, yukarıda belirtmiş olduğu ve resen takdir edilecek sebeplere istinaden davacı tarafından yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine, mesnetsiz ve usul, yasaya aykırı açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, ücreti vekâletin ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini saygıyla bilvekale müvekkil şirket adına arz ve talep etmiştir. DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyası, takip dayanağı 3 adet fatura ve irsaliyeler, arabulucuk Barkodlu Son Tutanak, bilirkişi İncelemesi ve Ticari Defter kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 26/07/2024 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin İncelemede; - Davacının incelemeye sunduğu 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin İncelemede; - Davalının incelemeye sunduğu 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacıya Ait Ticari Defter Kayıtlarında; - Davacının, davalıya 29 adet fatura ile toplam KDV dahil 176.267,70 TL tutarında fatura düzenlediği, -Davalının davacıya 6 adet işlem karşılığında toplam 152.296,30 TL ödeme yaptığı, -Davacı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle takibe konu... nolu KDV dahil 6.993,00 TL bedelli,... nolu KDV dahil 9.971,50 TL bedelli,... nolu KDV dahil 7.007,00 TL bedelli 3 adet faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan 23.971,40 TL alacaklı olduğu, takibin ise bu tutardan 0,10 TL fark ile 23.971,50 TL üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir. Davalıya Ait Ticari Defter Kayıtlarında; - Davacının, davalıya 29 adet fatura ile toplam KDV dahil 176.267,70 TL tutarında fatura düzenlediği, - Davalının davacıya 6 adet işlem karşılığında toplam 152.296,30 TL ödeme yaptığı, -Davalı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle takibe konu... nolu KDV dahil 6.993,00 TL bedelli,... nolu KDV dahil 9.971,50 TL bedelli, ... nolu KDV dahil 7.007,00 TL bedelli 3 adet faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan 23.971,40 TL alacaklı olduğu, takibin ise bu tutardan 0,10 TL fark ile 23.971,50 TL üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir. -Davacı ve Davalı Ticari defterlerindeki kayıtların birbiri ile örtüştüğü bakiyeler arasında farklılık bulunmadığı, her iki taraf ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle takibe konu ... nolu KDV dahil 6.993,00 TL bedelli,... nolu KDV dahil 9.971,50 TL bedelli,... nolu KDV dahil 7.007,00 TL bedelli 3 adet faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan 23.971,40 TL alacaklı olduğu takibin ise bu tutardan 0,10 TL fark ile 23.971,50 TL üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir. -Davacının takipte işlemiş faiz talebinin bulunmadığı görülmektedir.Sayın Mahkeme’nizin takdirlerine saygılarımla arz ederim..."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı yüklenicinin davalıya verildiğini ileri sürdüğü yemek hizmetine istinaden düzenlenen 3 adet faturadan dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı yüklenicinin fatura içeriği yemek hizmetini ve yemek hizmet sözleşmesi kapsamındaki diğer edimlerini yerine getirip getirmediği, davalı iş sahibinin ayıp veya eksik ifa nedeniyle bedelde indirim talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmıştır. 3-Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle hangi hukuk kurallarının uygulanacağının tartışılması gerekmektedir. Davacı tarafın dayandığı fatura içerikleri yemek bedeline ilişkin olup, yemek tedariği işinde yüklenicinin bir sonuç "yemek" ortaya koyma borcu altına girdiği ve davalı iş sahibinin de buna karşılık davacıya birim fiyatlar üzerinden ücret ödediği, bu haliyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Yargıtay (Kapatılan) 15.Hukuk Dairesi'nin 2006/4205 Esas 2007/7412 Karar sayılı 22/12/2007 tarihli ilamı da gözetil erekeser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 4-Eser sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 470. Maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.", 471. Maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.", 472. Maddesi, "Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur." 474. Maddesi "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." 475. Maddesi "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." 478. Maddesi " Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." Aynı kanunun tüm sözleşmeden kaynaklanan ilişkilerinde uygulanacak 112. Maddesi "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." 5-Eser sözleşmesinde kural olarak iş sahibi sözleşme bedelini ödediğini, yüklenici ise sözleşme konusu imalatları gerçekleştirdiğini ispat külfeti altındadır. Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizce davacı vekiline ve davalı vekiline taraflara ait ticari defterlerin ibrazı hususunda süre verilmiş, her iki tarafa ait ticari defterler bilirkişi marifetiyle incelenerek rapor düzenlenmiştir. Dosyaya sunulan 26/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı yüklenici tarafından düzenlenen muhtelif tutarlardan oluşan 29 adet ve toplam bedelleri 176.267,70-TL olan faturaların, aynı miktarlarda davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, buna karşılık davalı tarafça davacıya 152.296,30-TL ödeme yapıldığının da yine her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yine tarafların ticari defterlerine göre açık hesap ilişkisinde davacının davalıdan 23.971,40-TL alacak bakiyesi bulunduğu tespit edilmiştir. 6-Davalı tarafça rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, itirazların mahiyeti itibariyle ayıplı hizmete ilişkin olduğu, davalının aldığı hizmetlere ilişkin düzenlenen faturaları kendi ticari defterlerine işlemekle fatura içeriği hizmetleri aldığını kabul etmiş olduğu, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamındaki bir kısım edimlerini(çay saatinde ikram, ayda bir kez pizza menüsü veya alıcı bahçesinde mangal hizmeti) yerine getirmediği savunulmuş ise de dosya kapsamında davalının davacıya bu hususta bir ayıp ihbarında bulunduğuna dair savunma ve delilin gösterilmediği, kaldı ki bir an için davacının gerçekten de davalının cevap dilekçesinde ve itirazlarında belirtildiği şekilde bir kısım edimlerini ifa etmemiş olduğu kabul edilse dahi davacının yemeklerin birim fiyatları üzerinden fatura düzenlediği ve yemek hizmetlerine ilişkin faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu dikkate alındığında fatura bedellerinden indirim uygulanmasına yol açmayacağı değerlendirildiğinden davalı savunmalarına itibar edilmemiş, davacının kendi ticari defterlerinde yer alan alacak kayıtlarının davalı ticari defterleriyle doğrulandığı dikkate alarak alacaklı olduğunu ispat ettiği kabul edilmiştir. 7-Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde davacı tarafın açık hesap ilişkisinde 23.971,40-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça takipte ve davada 08/07/2023 tarihli 6.993,00-TL bedelli fatura, 14/07/2023 tarihli 9.971,50-TL bedelli fatura ve 20/07/2023 tarihli 7.007,00-TL bedelli faturalar nedeniyle toplam 23.971,50-TL alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de, taraflar arasındaki ticari defter kayıtlarına göre ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde sürdüğü, açık hesap ilişkisinde alacaklının düzenlediği faturalar sonucu oluşan alacak bakiyesinden, davalının gerçekleştirdiği ödemelerin 6098 sayılı TBK'nın 102. Maddesi(Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.) hükmü dikkate alınarak borçlardan düşülmesi gerektiği, davalı ödemelerinde belirli bir alacağın gösterilmeksizin ödemeler yapıldığı dikkate alındığında takip tarihi itibariyle faturalardan kaynaklanan alacakların açık hesap ilişkisinden ari olarak ayrıca talep edilemeyeceği ve açık hesap ilişkisi nedeniyle yapılmış ödemelerden kalan fazla ödemenin de 3 adet faturadan mahsubu gerektiği, bu itibarla her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan 23.971,40-TL tutarlı davacı alacağı miktarınca talepte bulunulabileceği halde davacının fatura bedelleri toplamını talep etmiş olmasında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, davanın açık hesap bakiyesi 23.971,40-TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir. 8-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuştur. Davacının takip ve dava konusu alacak istemleri fatura alacağına dayanmakta olup, alacağın kaynağını oluşturan faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve borç bakiyesi yönünden de davalı ticari defterlerinde aynı miktarda borç bakiyesi bulunduğu, bu haliyle davalının borçlu olduğu miktarın likit nitelikte olduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafça ayıplı ifa savunmasında bulunulmuş ise de dava aşamasına kadar bu hususta davacıya yöneltilmiş bir ayıp ihbarının varlığına dair somut bir delil gösterilmediği dikkate alındığında tek başına soyut savunmaların alacağın varlığını tartışmalı hale getirmeyeceği gözetilerek kabul edilen alacağın %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 23.971,40-TL'lik kısım yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden itiraz öncesi koşullarda devamına, fazlasına dair istemin reddine, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında belirlenen 4.794,28-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.637,49-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.209,89‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 23.971,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 0,10‬-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 40,00-TL posta ve tebligat ücreti, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 4.467,6‬0-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 4.467,58-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin 3.599,98-TL'sinin davalıdan, bakiye 0,02-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/351, K. 2024/1039, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-351-e-2024-1039-k-69b243a41516