Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/2038 E. 2026/3494 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2038
- Karar No
- 2026/3494
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/222 E., 2025/837 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli mahkûmiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı sanıklar müdafiileri tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2025 tarihli ve 2025/222 Esas, 2025/837 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemi Sanıklar müdafilerinin sübuta, suçun unsurları oluşmadığına, sanıkların iştirak iradesiyle hareket ettiklerine dair delil bulunmadığına ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,22.04.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanıklar hakkında yağma suçundan verilen onama kararına şu gerekçelerle muhalifim. Sanıklar hakkında bir önceki mahkûmiyet kararını dairemiz tarafından 2024/3149 Esas - 2025/2591 Karar sayılı ve 05.03.2025 tarihli ilâm ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması amacıyla bozulduğu ayrıca mağdurdan gasp edilen araba ve anahtarın an itibariyle geri verildiği ve telefonun ise alındığı bu durumda telefon yağmasının da faydalanmak kastı yönünden de irdelenmesi gerektiğinin belirtildiği bu gerekçelerle yapılan bozmaya mahkeme tarafından uyulmasına karşın gereğinin yapılmadığı sanıklar hakkında telefon yağmasında sanıklardan ...'ın mağdurun eski eşi olması ve müşterek 4 kız ve 1 erkek çocuklarının bulunması mağdurun olay anında başka bir kişi ile gayrimeşru ilişki yaşarken yakalanmış olması ve kendisine sanık ... tarafından ödenen nafakayı çocuklarına harcamadığı şeklinde çocuklarının beyanı karşısında çocuklarını mağdur ettiğine dair beyanlar bulunması ve sanık ...'ın diğer sanıklarla beraber bu hususu araştırmak amacıyla mağduru takip ediyor olmaları karşısında telefon yağmasında faydalanmak kastının bulunmadığı ayrıca sonrasında mağdurun şikâyetten vazgeçtiği ve zararlarının ödendiğini belirtilmiş olması nedeniyle hem faydalanma kastının bulunmadığı hemde zararlarının ödendiği arabanın anahtarlarının iade edilmesine dair mağdurun beyanı karşısında evveliyatla suç kastının olmadığından beraatlerine karar verilmesi sadece etkili eylem ve hürriyeti tahditten ceza verilmesi gerektiği aksi halde TCK 168/3-1 maddesi gereğince müştekinin zararlarının ödenmesi nedeniyle etkin pişmanlık uygulanmasının gerektiği kanaatinde olduğumdan yağma suçundan çoğunluk tarafından verilen onama kararına muhalifim. 22.04.2026