Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/756 E. 2026/4531 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/756
- Karar No
- 2026/4531
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1017 E., 2024/2484 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 149/1-a.c.h, 168/3, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2-3.a.b, 53, 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 16.09.2024 tarihli kararı ile sanık ve müdafiinin istinaf istemi üzerine; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca istinaf istemleri üzerine, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kısmın çıkartılmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafi Temyiz İstemi Çelişkili şikâyetçi ifadeleri esas alınarak hüküm kurulduğu, sanığın suçu işlemediğinin sabit olduğu, beraat kararı verilmesi gerektiği, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Hüküm İncelendiğinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm İncelendiğinde, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiş, ikinci ve üçüncü maddelerde arttırım sebepleri yer almıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında, "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı suçları gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır (... Koca- İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, Ankara, 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (M.Emin Artuk- ... Gökçen-M. Emin Alşahin- Kerim Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, Ankara, 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de, kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun olayın sıcaklığı ile alınan ilk ifadesinde araca rızası ile bindiğini belirttiği, araçla ile gittikleri sırada mağdurun darp edilerek telefonunun alınmasından kısa bir süre sonra sanığın araçtan indiği, başka bir araca bindiği ve kısa bir süre sonra da o araçtan inerek polislere sığındığıması şeklinde gerçekleşen olayda, mağduru yağma suçunun işlendiği süreyle sınırlı olarak tuttuklarının anlaşılması karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR 1.Sanık Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,21.05.2026 tarihinde karar verildi.