Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/4211 E. 2026/4527 K. – Silahla Tehdit

Konu: Silahla Tehdit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4211
Karar No
2026/4527
Karar Tarihi
Konu
Silahla Tehdit

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/667 E., 2025/1930 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Bozma öncesi sanık hakkındaki sonuç ceza miktarı ile ilgili kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken, ''Ceza Muhakemesi Kanun'un 283. maddesi gereğince sanığın sonuç ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak infaz edilmesine'' karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22.04.2025 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazına" kısmının çıkarılması ve yerine "sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/4211, K. 2026/4527, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-4211-e-2026-4527-k-3cd406b2857d