Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/18273 E. 2026/9874 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18273
- Karar No
- 2026/9874
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2736 E., 2022/3277 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümler yönünden sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'in temyiz isteminin; ''Alışverişi ve ödemeyi kızının yaptığına, kızının gözlerinin görmediğine ve epilepsi hastası olduğuna, atılı suçları işlemelerinin mümkün olmadığına ve zararı gidermek istediğine'' sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''Sanığın epilepsi ve anksiyete hastalığı bulunduğuna, geçici hafıza kaybı yaşadığına, suç işleme kastı bulunmadığına, zararı gidermek istediklerine ancak zarar bildirimi yapılmadığına, zarar bedellerinin çok düşük olduğuna ve atılı suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin somut delil, tanık ve müşteki beyanı da bulunmadığına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın karar tarihinden sonra 30.10.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak; Sanığın, suç tarihlerinde ... Mağazasının farklı şubelerinden hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında, hakkında iki ayrı suçtan hüküm kurulması gerekirken tek suçtan hüküm kurulup verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.