Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/7352 E. 2026/4185 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7352
Karar No
2026/4185
Karar Tarihi

KANUN YARARINA BOZMA

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'ın. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 106/, 62/1 (2 kez), 50/1-a, 52/2. (2 kez) ve 106/1-2. madde ve cümlesi uyarınca 2.000,00 Türk lirası ve 4.500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2024 tarihli ve 2024/362 esas, 2024/593 karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 12.12.2025 gün ve 94660652-105-34-36110-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundanYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.12.2025 gün ve 2025/151275 ayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.", 05.08.2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.", Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.", Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, "uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." , Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.", 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki, Aynı Kanun'un 21/1-2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi uyarınca muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa aynı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine adresin mernis adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği; Somut olayda, 02.05.2024 tarihli uzlaştırma raporunda; tarafların telefonda uzlaşmak istemediğini belirtmeleri üzerine adreslerine ihtarlı davetiyeler gönderildiği, ancak taraflara ulaşılamadığı için uzlaştırma sağlanamadığından bahisle yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; Sanığın ve müştekinin bilinen en son adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, doğrudan mernis şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu, nihayetinde usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmeden uzlaşma sağlanamadığı gerekçesiyle düzenlenen rapora istinaden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre, Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125/1. maddesi uyarınca tayin edilen 90 gün adli para cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulandığı sırada 75 gün adli para cezası yerine, hesap hatası yapılarak 100 gün adli para cezası belirlenmesini müteakip, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası karşılığı olmak üzere paraya çevrildiği sırada sonuç adli para cezası olarak 1.500,00 Türk lirası adli para cezası yerine, 2.000,00 Türk lirası adli para cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2024 tarihli ve 2024/362 esas, 2024/593 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/7352, K. 2026/4185, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-7352-e-2026-4185-k-c10ef9271318