Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/3307 E. 2026/3090 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3307
Karar No
2026/3090
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1246 E., 2021/2353 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Olay tarihinde, sanık ...'un karakol nezarethane kapısına tekme atarak zarar verdiğinin, sanıkların görevli polis memurlarına yumruk atmak, iteklemek, yakasını tutmak ve tehdit etmek suretiyle direndiklerinin ve kamu görevlisi polis memurlarına görevlerinden dolayı hakaret ettiklerinin iddia ve kabul edildiği olayda;

Bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf talebi üzerine yapılan yargılama sonucunda; sanık ... hakkında kamu görevlisine görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından, sanık ... hakkında kamu görevlisine görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve kamu malına zarar verme suçlarından hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, sanıklar hakkında hükmolunan cezalara ilişkin hükmün "Sanığın geçmişinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nazara alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına YER OLMADIĞINA," şeklindeki gerekçeyle açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanık ...'in güncel adli sicil kaydı incelendiğinde sanık hakkında İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli, 2014/188 Esas ve 2014/681 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek sanığın 5 yıl denetim süresine tabii tutulduğu, bu kararın 06.02.2015 tarihinde kesinleştiği, sanık ... hakkındaki adli sicil kaydı incelendiğinde ise sanık hakkında, Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli, 2014/593 Esas ve 2014/223 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek sanığın 5 yıl denetim süresine tabii tutulduğu, bu kararın 04.12.2014 tarihinde kesinleştiği, bölge adliye mahkemesince verilen incelemeye konu 03.11.2021 tarihli mahkûmiyet hükmü karar tarihi itibariyle sanıkların adli sicil kayıtlarında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması için anılan kararlarda öngörülen 5 yıllık denetim sürelerinin dolduğu, sanıkların bölge adliye mahkemesi karar tarihi itibariyle denetim süresi içerisinde bulunmadıkları, 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen; "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki düzenleme gereğince ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yasağının ancak, karar tarihi itibariyle sanık hakkında daha önce kesinleşen ve denetim süresi işlemeye başlayan hükmün varlığı halinde uygulanabileceği, nitekim bu durum Yargıtay Ceza Genel Kurulunca "6545 sayılı Kanun’un 72. maddesinin gerekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere; "yapılan değişiklikle, kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin bir önemi bulunmaksızın, denetim süresi içinde aynı sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi" amaçlanmaktadır. .... 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin ikinci cümlesinin; "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha ... karar verilemez." şeklinde düzenlenmesi ve buradan hareketle yapılacak lafzî ve amaçsal (gai) yoruma göre, denetim süresi içinde sözcük öbeğinden sonra araya konulan virgül (,) ve madde gerekçesinde diğer suçun işlendiği tarihin önemli olmadığının açıkça belirtilmesi karşısında; bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi önündeki kanuni ve usuli engelin; ikinci yargılamaya konu olan ve kasten işlenen bir diğer suçun tarihine göre değil, herhangi bir sebeple ilk hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra diğer kasıtlı suçtan dolayı görülen yargılamada verilecek karar tarihi esas alınarak gözetilmesi gerekmektedir.... Önceden işlediği bir suç nedeniyle hakkında birinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın, işlediği bir diğer kasıtlı suçtan verilecek karar tarihinde adli sicil kaydında, önceden verilmiş ve kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğunun ve denetim süresinin başladığının sabit olması karşısında; yargılandığı ikinci suçu birinci suçtan önce, denetim süresi içinde veya denetim süresinden önce işleyip işlememesinin bir önemi bulunmaksızın; sanık hakkında, kuralın yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihi ve sonrasındaki bir tarihte yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün değildir." şeklinde ifade edilmiştir (YCGK., 13.12.2023 T., 2020/3-353 E., 2023/662 K.). Tüm açıklamalar doğrultusunda; bölge adliye mahkemesi karar tarihi itibariyle sanıklar hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle işleyen bir denetim süresinde olmayan sanıklar hakkında anılan yasağın uygulanma koşulları bulunmadığı halde, bölge adliye mahkemesince "tekrar suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat" edinilerek haklarında hükmolunan hapis cezaları 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenen sanıklar hakkında "Sanığın geçmişinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nazara alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına YER OLMADIĞINA," şeklinde yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kabule göre de; Katılan ... kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılan ... lehine vekalet ücretine hükmolunmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... müdafii, katılan ... Bakanlığı vekili ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2 nci maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/3307, K. 2026/3090, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-3307-e-2026-3090-k-cecdce8aa403