Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1309 E. 2026/4007 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1309
Karar No
2026/4007
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/607 E., 2024/1369 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ...'nun 2863 sayılı Kanun 741, TCK'nın 35/1-2, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanık ...'nın 2863 sayılı Kanun 741, TCK'nın 35/1-2, 62, 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. B. Sanık ...’nun temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç işlediğine dair mahkumiyetine yeter delil olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; 06.02.2020 tarihinde ... Mahallesi, 30 Ağustos Caddesi, ...içerisinde kaçak kazı yapıldığına dair emniyete yapılan ihbar üzerine belirtilen yere giden kolluk görevlilerinin sanıklar ... ve ...'nun ellerinde bulunan kazma ve kürek ile kazı yaptıklarının görülerek yakalandıkları ve eylemde kullanıldığı anlaşılan1 adet ahşap saplı kazma, 1 adet ahşap saplı kürek ile 1 adet demir levyeye el konulduğu, Müze Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 10.02.2020 tarihli raporda ve verilen bozma kararı üzerine yapılan keşfe katılan arkeolog ve sanat tarihçisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, kaçak kazı yapılan alanın ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 19.08.2010 tarih ve 2736 sayılı kararıyla ilan edilen III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde kaldığının ve kazılan çukurlarda herhangi bir kültür varlığına veya parçasına rastlanılmadığının belirtildiği, keşif sırasında dinlenen tutanak mümzii tanıkların, sanıklardan birinin elinde kazma diğerinde kürek olduğu halde her iki sanığı da kazı yaparken gördüklerini ve kendilerini görünce uzaklaşmak istediklerini ifade ettikleri, tanık ...'in ise sanıkların neden kazı yaptıkları ile ilgilenmediğini ve hangisinde kazma hangisinde kürek olduğunu bilmediğini söylediği, sanıkların kazı eylemini sit alanı içerisinde ve gece yarısına yakın saatte gerçekleştirmeleri, yakalanma biçimleri ve olay yeri ile bir ilgileri olmadığı gibi ikamet adreslerine yakın bir yer olmaması hususları birlikte gözetildiğinde, ağaç dikmek için kazı yaptıklarına ve olayla ilgileri bulunmadığına ilişkin savunmalarının açıklanan olay kapsamına uygun olmadığı ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmemiş ve üzerlerine atılı kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçunu fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdikleri sonucuna ulaşılmış, her ne kadar tutanak mümzilerinin kazılan yapılan yerlerden birinin yaklaşık olarak 50 cm çapında 30 cm kadar yüksekliğinde olduğunu, diğerinin ise 1x1 metre genişliğinde olup üzerinin kapatılmış olduğunu belirtmişseler de, üzeri tekrardan toprak ile kapatılan çukuru sanıkların açtığının kesin olarak belirlenemediği, diğer çukurun derinliğine ilişkin olarak ise kesin bir ölçüm ve tespit yapılmadığı, dosya içerisindeki fotoğraflardan da bunun belirlenmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla şüpheden sanık yaralanır ilkesi de gözetildiğinde sanıkların açtığı çukurun define bulma derinliğine ulaştığının söylenemeyeceği ve atılı suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmiş, sanıkların üzerine atılı suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman ve kastları gözetilerek bu suça ilişkin temel ceza alt sınırdan belirlenmiş, teşebbüs nedeniyle ise meydana gelen zararın/tehlikenin ağırlığı nazara alınarak üst sınırdan indirim yapılması suretiyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 03.12.2024 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,

2.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1309, K. 2026/4007, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1309-e-2026-4007-k-ac7b7da201d8