Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/1808 E. 2025/9588 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1808
Karar No
2025/9588
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

Tehdit suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2, 62/2, 52, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek Madde 12/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 540,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararına karşı sanık vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Mahkemesince duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2, 62/2, 52... sayılı Kanun'un Ek Madde 12/2. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2022 tarihli ve 2022/520 esas, 2022/949 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 10.03.2025 gün ve 94660652-105-34-13496-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.04.2025 gün ve 2025/35652 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesinde yer alan, "(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." şeklindeki düzenlemeye nazaran, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25/02/2022 tarihli ve 2022/7508 soruşturma, 2022/16173 Esas, 2022/12439 Karar sayılı iddianamesinde, sanığın tehdit suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. maddesi gereği cezalandırılmasının talep edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma için süre verilmesi ve bu sürede sanığın ek savunması alındıktan sonra müştekinin sağlık personeli olduğu ve temel cezanın arttırılmasına ilişkin 3359 sayılı Kanun'un Ek Madde 12/2. maddesi gereğince hüküm kurulması cihetine gidilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede sanık isminin "..." yerine "..." olarak yazılması, maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında iddianamede yer almayan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 12/2-a maddesinin uygulamasında ek savunma hakkı tanınmamış ise de, 20.10.2022 tarihli duruşmada Cumhuriyet savcısının belirtilen maddenin uygulanması talebini içeren esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmasının sanık müdafiinden sorulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden anılan hususa yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/1808, K. 2025/9588, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-1808-e-2025-9588-k-9812047a78c9