Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/1510 E. 2026/4006 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1510
- Karar No
- 2026/4006
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/869 E. 2024/3073 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2018/787 Esas, 2021/1119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2022/869 Esas, 2024/3073 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 62... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Üst sınırdan ve indirim hükümleri uygulanmadan bir ceza belirlenmesi ve kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafi ve katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına 5237 sayılı yerine "Katılan Kurum lehine, sanık aleyhine ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi ceza dairesininin hüküm tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 29.600.00 TL toplam vekalet ücretine hükmedilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.05.2026 tarihinde karar verildi.