Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/14 E. 2025/919 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/14
- Karar No
- 2025/919
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/463 E., 2024/109 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2024 tarihli ve 2024/119680 Tebliğname No.lu yazısı ile temyiz istemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİ ile Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarihli, 2022/412 Esas ve 2023/11788 Karar sayılı bozma ilamımızın kaldırılarak sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hükmün ONANMASINA, karar verilmesi yönünde talepte bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2024 tarihli ve 2023/463 Esas, 2024/109 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarihli ve 2022/412 Esas, 2023/11788 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2017 tarihli ve 2017/112621 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) (c) (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2017/400 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) (c) (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/3400 Esas, 2019/905 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri 1. Üst sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, 2. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Mağdurun 11.11.2017 günü sabah saat 05.00 sıralarında para yatırmak için ATM'ye geldiği, bu sırada sanıkların mağdurun yanına geldikleri ve biber gazı sıkıp kafasına yumruk atmak suretiyle mağduru etkisiz hale getirdikleri ve cebinde bulunan 2.100,00 TL para ile ayrıca cüzdanını alarak kaçmaya başladıkları, mağdurun ise bağırarak peşlerinden kovaladığı, o sırada gördüğü güvenlik güçlerine olayı anlattığı, sanıkların güvenlik güçleri tarafından görülerek yapılan kovalamaca sonucu yakalandıkları ve kademeli güç kullanılarak etkisiz hale getirildikleri, sanıkların üzerinden ise mağdura ait cüzdan ve paranın çıkarak mağdura teslim edildiği olay maddi vakıa kabul edilmiştir.
2. Sanıklar atılı suçu ikrar etmişlerdir.
3. Yakalama tutanağı dosya arasındadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE 1. Cezanın Üst Hadden Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Mağdura ait para ve cüzdanı gece vakti, silahla ve birden fazla kişi ile birlikte alarak nitelikli yağma suçu işledikleri anlaşılan sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde yer alan "etkin pişmanlık" hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Yasa'nın 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 11.11.2017 tarihli yakalama tutanağına göre; mağdurun cüzdan ve parasını yağmalayan sanıkların peşlerinden kovaladığı, bu sırada sokakta gördüğü kolluk birimlerine durumu bildirdiği ve sanıkların kolluk görevlilerince yapılan kovalama sonucu suça konu eşyalarla birlikte yakalandıkları anlaşılmakla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Mahkemenin direnme kararı, "mağdurun bozma öncesi mahkeme huzurunda alınan beyanında sanıkların kendisini etkisiz hale getirmek amacıyla gözüne bir sprey sıktıklarını kendisinin yarı baygın hale geldiğini kimseyi göremediğini sonrasında polislerin kendisini karakola götürdüğünü, sanıkların orada olduğunu açıkca ve ayrıntılı bir şekilde beyan ettiğinin görüldüğünden, atılı suçun sanıkların mağdurdan parayı zorla alarak kaçmaya başladıkları ve kaçtıkları dolayısıyla eylemin tamamlandığı hususunda mahkememizce tereddüt olmadığından mahkememiz kararında direnme kararı verilmiştir." şeklinde belirtilmiştir.
Somut olay incelendiğinde, sanıkların, mağdura biber gazı sıkıp bıçak doğrultarak mağdurun üzerindeki parayı alarak kaçmaya başladıkları bu suretle atılı eylemin tamamlandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2024 tarihli ve 2023/463 Esas, 2024/109 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarihli, 2022/412 Esas ve 2023/11788 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2017/400 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.01.2025 tarihinde karar verildi.