Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6360 E. 2025/2190 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6360
- Karar No
- 2025/2190
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Antalya 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.12.2011 tarihli ve 2010/1245 Esas, 2011/646 sayılı Kararının itiraz edilmeden 07.01.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 22.02.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1, 62 ve 251/3. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/582 Esas, 2023/693 sayılı Kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 21.10.2024 günlü ve 94660652-105-07-8801-2024-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.11.2024 günlü ve 2024/109414 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan tehdit suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin 06.08.2010 olduğu, sanığın savunmasının 26.05.2011 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 07.01.2012 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 22.02.2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince bu tarihler arasında (1 ay 15 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 26.05.2011 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süreler (1 ay 15 gün) mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 24.10.2023 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık ...'un eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.01.2012 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 22.02.2012 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmekle; buna göre oluşan 1 ay 15 günlük durma süresi de dikkate alındığında) sanığın savunmasının alındığı tarih olan 17.02.2011 ile hükmün açıklandığı 24.10.2023 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/582 Esas, 2023/693 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.