Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6060 E. 2026/2479 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6060
- Karar No
- 2026/2479
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3814 E., 2024/1990 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın yağma suçundan beraat etmiş olması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmakla, temyiz sebebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli, 2022/354 Esas ve 2023/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38/1 maddesi delaletiyle 148/1, 35/2, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24/05/2024 tarihli ve 2023/3814 Esas, 2024/1990 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. ve 303/1-a. maddeleri uyarınca yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun'un gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13. maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1,3, 4 ve 333. maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13. ve 14. maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet bakanlığı bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafiilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip sanık müdafiinin bu husustaki temyiz istemi yerinde kabul edilmemiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.