Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5060 E. 2026/3892 K.
Konu: Nitelikli Yağmaya Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5060
- Karar No
- 2026/3892
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağmaya Teşebbüs
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/739 E., 2024/839 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma
Sanık müdafiinin, sanık hakkında mağdur ...’e yönelik nitelikli tehdit suçundan kurulan mahkumiyet kararına ilişkin temyiz isteminde bulunmadığı, temyiz isteminin mağdur ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2024 tarihli, 2022/478 Esas ve 2024/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,d, 35/2, 53, 58 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2024/739 Esas, 2024/839 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurun beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve hüküm kurmaya yeterli delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, olayda cebir ve tehdit kullanmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Nitelikli Yağma Suçu Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 150/2 maddesinde düzenlenen değer azlığının suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda yasal ve yeterli gerekçeleri açıklanması halinde mümkündür. Mağdur ...’nun kolluktaki beyanında sanığın kendisinden sigara istemesi üzerine mağdurun, sanığın daha önce almış olduğu marka sigarayı alıp aracın içinindeki sanığa uzatmak için vereceği sırada sanık bu ... tüfeği mağdur ...'e doğrultarak “getir lan sigaraları” dediği mağdurun da sanığın silah çekmesinden korkup getirdiği sigaraları da sanığa vermeden koşarak marketin içerisine girip polisi araması şeklinde gelişen eylemde, sanığın mağdurun getirdiği sigaralarla yetinmeyerek daha fazla sigara istediği ve istediği sigara miktarını belirtmediğinin anlaşılması karşısında sanığın özgülenen kastının ne kadar sigara olduğunun belirlenememesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150/2 maddesinde düzenlenen değer azlığı hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname' deki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Her ne kadar sanık hakkında Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 tarihli 2013/5 esas ve 2013/ 183 karar sayılı ilamının nitelikli tehdit suçundan 29.11. 2013 tarihinde kesinleşen 2 yıl hapis cezası tekerrür uygulaması esas alınmış ise de, anılan bu suçun hangi tarihte infaz edildiğinin sabıka kaydından anlaşılamadığı, ancak sabıka kaydının incelenmesinde sanık hakkında Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2012 tarihli 2010/90 esas ve 2012/10 karar sayılı ilanında nitelikli tehdit suçundan 29.09.2015 tarihinde kesinleşen 2 yıl hapis cezasının 08.01.2024 tarihinde infaz edildiğinin anlaşılması karşısında anılan Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2012 tarihli 2010/90 esas ve 2012/10 karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınabileceği anlaşıldığında bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 /1 maddesi uyarınca Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.05.2026 tarihinde karar verildi.