Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/1643 E. 2026/2543 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1643
- Karar No
- 2026/2543
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/868 E., 2023/2754 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2021/199 Esas, 2022/580 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 2 kez 149/1-c, 62... . maddeleri uyarınca 8'er yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2023/868 Esas, 2023/2754 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Tüm dosya safahatı bilgiler ve anlatımlara bakıldığında sanıkların tehdit zoruyla menfaat temin ettikleri veya katılanın iş yerini zorla işgal ettikleri konusunda mahkumiyete yeter, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği, dolayısıyla şüphenin sanıklar lehine olduğu görüşüyle beraat kararı yerine, ilk derece mahkemesinden verilen mahkûmiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanıklar Müdafinin Temyiz İstemi Katılanın beyanlarının çelişkili ve tanık beyanlarının sanıklar lehine olduğu halde mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen yağma suçunun konusunun, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakmak ve cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi olduğu, otopark işletme hakkının veya otoparkın fiilen işgal edilerek işletilmesinin yağma suçunun konusu oluşturmayacağı, daha önce katılana ait iş yerinde çalışmış olan sanıklarına, sabah saatlerinde katılana ait otoparka gelerek araçları park edip makbuz keserek iş yerini çalıştırdıkları, katılanın iş yerine gelmesi üzerine sanıkların katılanı "lan oğlum seni öldürür buraya gömeriz burası senin mezarın olur" demek suretiyle tehdit ettikleri, tehdit eylemi sırasında ise katılandan ya da kestikleri makbuzlardan tahsilat yapmadıklarının anlaşılması karşısında, sanıklara atılı eylemin iş ve çalışma hürriyetini ihlal etme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde suç vasfında hata ile nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi hukuk aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Katılan ...'un ... mahallesinde otopark işletmeciliği yaptığı, olay günü saat 10.00 sıralarında otoparka geldiğinde sanıklar ... ve ...'ın otoparkta gördüğü, sanıkların ellerinde otopark fişlerinin olduğu ve katılana aracını park edebileceği yönünde el işareti yaptıkları, katılanın neden otoparkta bulunduklarını sorduğunda sanıkların "buraya giremeyeceksin, burayı biz aldık bundan sonra burayı biz işleteceğiz, buraya gelirsen seni yaşatmayacağız" şeklinde sözler sarfetmek suretiyle tehdit ettikleri, ayrıca sanık ...'in "hem haracını vermiyorsun hem de aracını park ediyorsun" şeklinde beyanda bulunduğu, yine olay esnasında sanıkların "biz ... seni öldürürüz. Burayı biz çalıştıracağız, seni buraya gömeriz" dedikleri, bununla birlikte sanıkların henüz katılan işyerine gelmeden bir kaç araca otopark fişi kestikleri ve ücretini tahsil ettiklerinin anlaşılması karşısında sanıkların eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu kanaatinde olduğumdan, eylemin iş ve çalışma hürriyetini ihlal kapsamında kaldığına dair sayın çoğunluğun bozma gerekçesine iştirak etmiyorum.