Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/9510 E. 2024/6040 K. – Tehdit

Konu: Tehdit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9510
Karar No
2024/6040
Karar Tarihi
Konu
Tehdit

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/559 E., 2016/317 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/559 Esas, 2016/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. GEREKÇE 1. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Yasa'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Yasa'nın 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı; bu suç yönünden uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; 5237 sayılı Kanun'un 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, atılı suç yönünden 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kurulan hükümde hukuka aykırılık tespit edilmiştir. 2. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise; 17.10.2019 günlü ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ve devamı maddeleri gereğince sanık hakkında yeniden hukuki değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/559 Esas, 2016/317 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/9510, K. 2024/6040, T. 13.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-9510-e-2024-6040-k-969cbd5703ee