Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/3286 E. 2023/13438 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3286
- Karar No
- 2023/13438
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/8 E, 2019/28 K SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekman Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2015 tarihli ve 2015/181 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 53 üncü ve 58 üncü maddeleri uyarınca ikişer kez cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. Tekman Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'a karşı hakaret suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, sanık hakkında katılan ...'a karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; mağdur ve katılana karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca ikişer kez 6 ay hapis cezası ile karar verilmiştir. 3. Tekman Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli ve 2016/14931 Esas, 2017/26128 Karar sayılı kararı ile; "....02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, ...." Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Tekman Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/8 Esas, 2019/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, uzlaşma gerçekleştiğinden 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davaların ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde yer alan ve davayı sona erdiren kararlar arasında düşürülme diye bir kararın bulunmadığına, sanık hakkında davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken düşürülmesine karar verilmesinin usul ve esasa aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ve mağdur ...'ın kardeş, katılanın da anneleri olduğu, sanığın uzun yıllardır cezaevinde olduğu ve aralarında mal paylaşımı yüzünden husumet bulunduğu, olay tarihinde sanığın cezaevinden mağdur ve katılanın ortak kullanımında olan telefonu arayarak önce mağdur ...'a yönelik daha sonra da katılana yönelik "Senin dinin imanın yok, sen şerefsizsin, sen benim malıma mülküme el koydun, vermiyorsun bana, oğlunu gözünün önünde bıçaklayacağım, öldüreceğim, seni de öldürüp evi de gözünün önünde yakacağım. Sen de göreceksin, siz sabredin iki hafta sonra ben izine çıkacağım, ey mi yaban bey mi ... göreceksiniz. Ev, inekler, traktör, arazinin hepsi benimdir. Çıkın gidin. Malların hepsi benimdir.'' şeklinde sözlerle tehdit ve hakaretlerde bulunduğu iddiası ile kamu davası açılmıştır. 2. 16.09.2019 tarihli uzlaştırma raporu ile uzlaşmanın edimsiz olarak gerçekleştiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. 5271 Sayılı Kanun'un 223 üncü Maddesinde Yer Alan ve Davayı Sona Erdiren Kararlar Arasında Düşürülme Diye Bir Kararın Bulunmadığına, Sanık Hakkında Davanın Düşmesine Karar Verilmesi Gerekirken Düşürülmesine Karar Verilmesinin Usul ve Esasa Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Mahkemece, "düşme" kararı verildiğinin ifadesi anlamında "düşürülmesine" şeklinde karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Vesaire Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, üst Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekman Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/8 Esas, 2019/28 Karar sayılı kararında üst Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden üst Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.