Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/20790 E. 2025/7529 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20790
- Karar No
- 2025/7529
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3704 E., 2023/2304 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 19. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/7 Esas, 2022/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2022/3704 Esas, 2023/2304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; 5237 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 150/2, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığına, maddi kazancın elde edildiğine ilişkin delilin bulunmadığına, mahkûmiyet için yeterli delilin bulunmadığına ve sanık hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Diğer temyiz itirazları yerinde görülmüştür. Ancak; Mağdurun kovuşturma aşamasındaki beyanında suça konu paranın sanık ile müşterek paralarının olduğunu beyan ettiği, hal böyle olunca taraflar arasında hukuki ilişkinin varlığının kabulüyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin delaletiyle 86/2 ve 106/1. maddesinde tanımlı kasten yaralama ve tehdit suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.