Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/15891 E. 2025/4387 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15891
- Karar No
- 2025/4387
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
SAYISI : 2022/2529 E., 2022/3061 K. MAĞDURLAR : ..., ... SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli, 2021/337 Esas ve 2022/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 53, 58. maddelerinden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Ceza Dairesinin, 09.12.2022ttarihli ve 2022/2529 Esas, 2022/3061 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanık, sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-c maddesi uyarınca sanık hakkında hüküm fıkralarının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafların sonuna “ve aleyhe istinaf bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Kastamonu (Kapanan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/880 Esas 2011/223 Karar sayılı ilamı ile verilen 5 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanığın Temyiz İstemi Suçun oluşmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Eksik araştırma ile karar verildiğine, suçun oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Mağdur ...'nin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı öncesi 20.06.2019 tarihli oturumda şikâyetçi olmadığını belirtmesi karşısında, mağdur Bölge Adliye Mahkemesinin bozma sonrası 07.02.2022 tarihli oturumda şikâyetçi olduğunu ve katılmak istediğini belirtmiş ise de, bu beyanın şikâyetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olduğu ve hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle 01.03.2022 tarihli duruşmada verilen katılma kararının da hükümsüz olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2019 gün, 2017/5-29 Esas ve 2019/598 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile istikrarlı olarak sürdürülegelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacağı, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacağı gözetilmeden, 01.03.2022 tarihli duruşmada, mağdura katılma hakkı verilmesi ve ilk derece mahkemesi gerekçeli kararda katılan olarak gösterilmesi hukuka aykırı ise de, yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. 2. Oluş, dosya kapsamı, mağdur ...'ün aşamalardaki tutarlı beyanları ve mahkemenin kabulüne göre, sanığın yağma eylemini kimliği belirlenemeyen şahıslarla birlikte el ve işbirliği içerisinde birden fazla kimse ile birlikte gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1.maddesinin (c) bendinden uygulama yapılması gerekirken 148/1 maddesinden uygulama yapılarak sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu ve hükmedilen netice ceza miktarının 6 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.