Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1225 E. 2024/11235 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1225
Karar No
2024/11235
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2352 E., 2021/2690 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Suça konu cep telefonunun rızai iade olmadan kolluk araştırması ile bulunup hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilen ...’dan teslim alınarak kolluk görevlileri tarafından mağdura iade edildiği anlaşılmakla, sanık ... tarafından soruşturma aşamasında yapılan 100,00 TL ödemenin kısmi iade şeklinde gerçekleştiği ve mağdurdan kısmi iadeye muvafakat edip etmediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168/3-1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulaması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sanıkların yol üzerinde geçişi engelleyecek şekilde “önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek” biçiminde bir hareketlerinin bulunmadığı ve bu bağlamda “yol kesmek”ten söz edilemeyeceği gözetilmeden sanıklar haklarında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) maddesi ile uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/2352 Esas, 2021/2690 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1225, K. 2024/11235, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-1225-e-2024-11235-k-36bd6b9a902d