Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13917 E. 2024/4031 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13917
- Karar No
- 2024/4031
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2605 E., 2021/3183 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Beraat kararı verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet kararlarının verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın atılı suçlardan beraatine karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin dosya kapsamındaki deliller itibariyle sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet kararları verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik ancak aynı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrası ve birinci fıkrasının (h) bendindeki düzenlemeler ile hukuka kesin aykırılık hallerinin var sayıldığı durumlarda temyiz dilekçesi veya beyanında bu husus gösterilmiş olmasa dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi hiçbir temyiz nedeni içermediği tespit edilen bir temyiz başvurusu bakımından 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde yer alan hukuka kesin aykırılık hallerinin kendiliğinden gözetilemeyeceği, ancak bir temyiz nedeninin varlığı hâlinde mutlak hukuka aykırılık hâlleri kapsamında temyiz incelemesi yapılabileceğinden hukuka kesin aykırılık sebebiyle hükmün bozulacağı hususu da nazara alınarak- yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ve ayrıca hırsızlık suçu ile birlikte işlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının kendisine atanan müdafi huzurunda alınması gerektiği ve karar duruşmasında müdafiin hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.