Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/15474 E. 2024/9088 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15474
Karar No
2024/9088
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2519 E., 2022/49 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Temyiz dışı sanıklar ... ile ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, nitelikli tehdit suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanık ... ile katılan ... arasında hukuki alacak meselesi olduğu, sanık ...'ın da ...'in oğlu olduğu, sanık ...'nın sanık ...'ın arkadaşı olduğu, sanık ...'ın sanık ...'i sanık ...'ın babası olması sebebiyle ve mahalleden tanıdığı, sanık ...'ın sanık ...'ın galerisinde otururken sanık ...'in sanık ...'dan kendisini katılan ... ile buluşacağı çay ocağına arabayla götürmesini istediği, sanık ...'ın arkadaşı sanık ... ile birlikte sanık ...'i katılan ... ile buluşacağı çay ocağına arabayla götürmeleri neticesinde anlık gelişen olayların vukubulduğu, sanık ...'ın kendi nam ve hesabına hareket etmediği, şahsi menfaat gözetmeksizin suça iştirak etmesi sebebiyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendinde düzenlenen nitelikli tehdit suçu kapsamında kaldığı düşünülmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.09.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ: Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/786 Esas, 2021/279 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında TCK'nın 149/1,a-c, 35/2. maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay hapis cezasına, diğer sanıklar ... ve ... hakkında ise TCK'nın 150/1 maddesi delaletiyle 106/2-a-c gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2021/2519 Esas, 2022/49 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda sanık ... hakkında yağma suçundan verilen cezada bu sanığın da TCK'nın 150/1. maddesi delaletiyle 106/2-a-c maddelerine girdiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde sanıklardan ...'in katılan ...'dan alacacağının bulunduğu bu alacak konusunu görüşmek üzere sanık ... ve ... ile birlikte katılanın yanına gittikleri, asıl alacaklı olan sanık ...'in bir şey demeden diğer sanık ...'ın eline geçirdiği pompalı tüfeği ile fişeği namluya sürdükten sonra katılana doğrulttuğu, katılanın ...'e olan borcunu ödemesi gerektiğini belirttiği, sanıklardan ...'ın ... için birisi arkadaşım, diğeri dayım diye belirttiği, sanık ...'ın ise .... ve babasının komşusu olarak belirttiği, buna göre sanık ...'ın ... ve ... ile bir akrabalığının bulunmadığının kendi beyanları ile ortaya çıktığı, Yargıtayımızın yerleşik içtihatlarında alacaklı olan kişilerle herhangi bir akrabalık veya işçi-işveren ilişkisi bulunmayan kişiler yönünden yağma suçundan ceza verilmesi cihetine gidildiği, dosyanın incelenmesinden de sanık ...'ın alacağı olan ... ve ... ile bir akrabalığının bulunmadığı, sanık ...'nın sabıka kaydının incelemesinde Antalya 4.Ağır Ceza Mahkemesince parada sahtecilik, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesince TCK'nın 86/1 maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis, Denizli 1.Asliye Ceza Mahkemesince TCK'nın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin başka bir kararı ile TCK'nın 265/1 maddesi gereğince 12 ay hapis, yine Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile TCK'nın 142/1-b maddesinden 3 yıl hapis, yine Denizli 4.Sulh Ceza Mahkemesince TCK'nın 86. maddesi gereğince 3 ay 10 gün hapis, yine Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesince TCK'nın 493/1 maddesinden para cezası ve birden fazla hükmün açılanmasının ertelenmesi kaytlarının bulunduğu, sabıka kayıtları da ayrıntılı şekilde incelendiği üzere sanığın tahsilatçı olarak diğer sanıklarla birlikte olay yerine gittiği, buna göre yağmaya teşebbüs suçu işlediği sabit olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/15474, K. 2024/9088, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-15474-e-2024-9088-k-7107e44dcc95