Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/24135 E. 2023/9146 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24135
- Karar No
- 2023/9146
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2016 tarihli ve 2016/1781 iddianame numarası ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 53 ve 63 uncu maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2018 tarihli ve 2016/462 Esas, 2018/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci madde ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 25.02.2019 tarihli ve 2018/2328 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi ve 62 inci maddesi gereği 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Müdafiinin Temyiz İstemi; Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiği'ne ilişkindir. Sanığın Temyiz İstemi; Temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ...'ın katılan ... ...ın oğlu olduğu, olay tarihinde gündüz saatlerinde sanığın katılan ile birlikte ikamettte bulundukları sırada sanığın katılandan para istediği, katılanın parasının olmadığını söylemesi üzerine sanığın katılanın boğazını sıktığı ve saçlarından sürükleyerek bana "Para bulacaksın yoksa seni öldürürüm" diyerek tehdit ettiği, katılanın asansöre doğru kaçması üzerine sanığın katılanın arkasından giderek dövmeye devam ettiği görülmekle sanığın yağma suçunu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Katılanın soruşturma aşamalarda alınan beyanlarında sanığın kendisinden para aldığına ilişkin iddiasının olmadığı, mahkeme aşamasında (1) numaralı paragrafta belirtilen şekilde olaya uygun beyanda bulunduğu görülmüştür. 3. Sanığın soruşturma aşamasında savcı huzunda alınan beyanında katılandan para istediğine ve sinkaflı küfürler ettiğine yönelik tevilli ikrarı mevcuttur. 4. Katılan hakkında düzenlenen genel adli muayene raporundan katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır. 5. Tanık S. K.'nin katılan beyanları ile uyumlu beyanları mevcuttur. 6. Sanığın katılanı darp ettiğinin tanık ve katılan beyanları ile genel adli muayene raporunun örtüştüğü görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.09.2018 tarihli ve 2018/1067 Esas, 2018/1505 Karar sayılı kararı ile; "Sanık ... aşamalarda annesi olan müştekinin öz babasından sonra ikinci bir evlilik yaptığını, üvey babasının kendisini evde istemediğini, bu yüzden annesine baskı yaparak bu şekilde şikayet ettirdiğini, kesinlikle annesinden para istemediğini, darp etmediğini, üvey babasının zengin olduğu için annesinin raporunu ayarladığını, annesi ile normal bir şekilde görüştüğünü, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş ise de; müşteki ...'in aşamalarda olay tarihinde sanıkla ikametlerinde bulunduğu sırada sanığın kendisinden para istediğini, parasının olmadığın söylemesi üzerine sanığın gırtlağına yapıştığını, saçlarından sürüklediğini, para bul, seni öldürürüm dediğini, ayrıca bacağına bıçak saplayarak evinin kredi borcu olan 200 TL'yi alarak evden ayrıldığın belirttiği, tanık ...'nın aşamalarda müştekinin annesi olduğunu, olay günü annesigilde olduğu için olayı gördüğünü, sanığın eve gelerek müştekiden para istediğini, müştekiyi parayı vermezsen seni öldürürm diyerek tehdit ettiğini, müştekiyi saçından sürüklemeye başladığını, müştekiyi bıçakla yaraladığını belirttiği, müşteki ...'in aldırılan adli raporunda boyunda morluk şeklinde basit tıbbi müdahale ile giderilir olarak yaralandığının belirtildiği, sanığın soruşturma aşamasında müştekiden para istediğine ve sinkaflı küfürler ettiğine yönelik tevilli ikrarı nazara alındığında sanığın savunmalarının tamamen inkara ve atılı suçtan kurtulumaya yönelik olduğu, sanığın müşteki ...'ten para istediği, müşteki vermeyince müştekiyi darp ettiği ve ölümle tehdit ettiği, ayrıca müştekiye hakaret ettiği sübut bulmuştur. İstinaf talebi üzerine yapılan inceleme sonucunda; Sanığın savunması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yerel mahkemenin yukarıda belirtilen gerekçesinde belirttiği gibi olay günü sanığın atılı suçu işlerken silahtan sayılan bıçak kullandığının müşteki hakkında aldırılan raporun içeriği nazara alındığında hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sübuta ermediği, ayrıca eylemin teşebbüs aşamasında kalmadığı, 200 TL parayı aldığından suçun tamamlandığı yönündeki beyanlarında müşteki ile kızı tanık ...'nın soruşturma sırasında alınan beyanlarında bu husustan bahsetmemeleri nedeniyle hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sübuta ermediği sonucuna varılmış, ancak suçun konutta işlenmediği yönündeki gerekçe yerinde görülmemiş, Yargıtay'ın uygulamada yerleşmiş kararlarında belirtildiği gibi suçun konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde işlenmesi halinde TCK'nın 149/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçunu oluşturacağı, sanık ile müştekinin anne oğul olup aynı evde birlikte yaşamalarının suçun bu niteliğini değiştirmeyeceği sonucuna varıldığından, sanığın sübut bulan eylemine uyan TCK'nın 149/1-d, 35 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken TCK'nın 148/1, 35 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin bu yönüyle kabulüne," ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/01/2018 gün ve 2016/462 esas, 2018/14 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılması suretiyle yeniden mahkumiyet hükmü kurmuş, IV. GEREKÇE Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun beyanı, sanığın tevilli ikrar içeren savunması, katılana ait genel adli muayene raporu, tanık beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle sanık ve sanık müdafiinin eylemin unsurlarının oluşmadığına ve beraat etmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri bakımından hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2018/2328 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5 . Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.