Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/24430 E. 2013/13977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/24430
- Karar No
- 2013/13977
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Örgüt kurma, yönetme, üye olma, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, piyasaya sahte para sürme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, tehdit HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2011 - 13.11/2012 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat kararına yönelik kurulan hükümlerin incelenmesinde; Beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminde, sanıkların hukuki yararları bulunmadığından, sanıklar savunmanının bu konudaki isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince tebliğname gibi REDDİNE, II-Sanık ... oğlu ...'ın mağdur ...'e, ...'in mağdur ...'a yönelik tehdit; Aslan oğlu ...'ın mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma: Aslan oğlu ... ve ... hakkında piyasaya sahte para sürme; ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırı biçimde yasak nitelikte silah taşıma ve bulundurma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ... hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2007 gün 2007/423 soruşturma, 283 Esas sayılı iddianamesiyle, mağdur ...'ı diğer sanık ... Şahinle tehdit ettikleri iddiasıyla, 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a,c,d, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında anılan suçtan dava zamanaşımı içinde hüküm kurulması olanaklı kabul edilmekle yapılan incelemede; Sanık ... oğlu ...'ın mağdur ...'e yönelik tehdit eyleminde, tehdit suçunun birden fazla kişiyle silah kullanılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 106. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (c) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, sanıklar ... ve ...'in adli sicil kayıtlarına göre, kasıtlı suçlardan tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğu halde haklarında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması; karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğinin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Aslan oğlu ..., Bilal oğlu ..., ..., ... ile sanık ... savunmanı, ... ve savunmanı ile ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin" sanıklardan tahsiline" cümlesinin çıkarılarak yerine "sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanıklar Aslan oğlu ... ile Bilal oğlu ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik tehdit: sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar Aslan oğlu ... ve Bilal oğlu ... hakkında, mağdurlar ... ve ...'ı birlikte tehdit etmeleri biçiminde gerçekleştirdikleri eylemleriyle ilgili olarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2007 gün 2007/423 soruşturma, 283 Esas sayılı iddianamesiyle 5237 sayılı TCK'nın 106/2-cd, 53. maddesi gereğince ayrı ayrı ikişer kez cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı halde, mağdur Tevfık Görgün'e yönelik eylemleri nedeniyle sanıkların tecziyesine karar verilip, mağdur ...'a yönelik eylemle alakalı hüküm kurulmadığından, aynı işyerinde bulunan mağdurları tehdit eden sanıkların eylemleri 5237 sayılı TCK'nın 106/2-c, 43/2. maddesine uyduğu halde, bu maddeler yerine anılan Yasa'nın 106/2-a maddesiyle hüküm kurulması, 2-Sanık ... yönünden; hükümden önce yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 156. maddesiyle 6136 sayılı Yasa'nın 13/4. madde ve fıkrasında düzenlenen adli para cezasında sanık lehine yapılan değişikliğin gözetilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3-Sanık ... savunmanına Dairemizce 27.06.2012 gün, 2011/3910, 2012/12785 sayılı ilamıyla gerekçeli kararın tebliğ edilmesi için iade kararı verilmesinden sonra, adı geçen sanık savunmanının 18.09.2012 tarihli temyiz dilekçesinde, sanık hakkında yasal indirim sebeplerinin uygulanmasını talep etmesine ilişkin isteminin, 5237 sayılı Yasa'nın 62.maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi zorunluluğu, 4-UYAP sisteminden alınan ve dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneğinden sanık ...'ın, 10.08.2010 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi, 5-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Aslan oğlu ..., Bilal oğlu ... ile sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, Üye ...'un muhalefeti ve oyçokluğuyla 12.06.2013 tarihinde karar verildi. KARSI OY: Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak suçlarından açılan davalarda beraatlarına karar verildiğinden, CMK'nın 250. maddesi uyarınca, araç suçları özel görevli mahkemeye götürme nedeninin ortadan kalkması; dolayısıyla özel görevli mahkemenin görevinin sona ermesi nedeniyle; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının kanuni hâkim güvencesini düzenleyen 37 ve yine Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca öncelikle dikkate alınması gereken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddeleri gözetilerek, mahalli mahkemece görevsizlik kararı verilmesi için kararın bozulması gerektiği görüşündeyim.