Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/10756 E. 2013/3043 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10756
- Karar No
- 2013/3043
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık; sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında yazılmayan suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yerinde ilavesi, 8.11.2002 olan suç tarihinin ise 18.11.2002 olarak yazılması yerinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden; 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun, yakınanın evinin kapısının sert bir cisimle zorlanarak kapıya da zarar verilip açılmak suretiyle işlenmiş olması nedeniyle şikayetin mevcut olması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması; konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak yerlerine “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, 2-Sanıklar hakkında hükmolunan netice cezanın 1 yıl hapis cezası olduğu ve bu cezanın 5237 sayılı TCY'nın 51/1.madde uyarınca erteleme kapsamında kaldığı, 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre cezaların toplanması öngörülmediği, her bir cezanın varlığını ayrı ayrı koruduğu gözetilmeden,toplam cezanın 2 yılı geçtiğinden bahisle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi gereğince sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.2.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.