Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5062 E. 2013/868 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/5062
Karar No
2013/868
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri ve konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında katılanlar ... ve ...'ye yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçlardan tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik hırsızlık suçu ile katılan ...'ye yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçu ile diğer katılan ...'ye yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçlardan tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, katılan ...'a karşı işlediği hırsızlık suçu açısından; Oluş ve dosya içeriğine göre; katılanın park halindeki aracının kapısını zorlayarak açtığı ve bu işlem sırasında anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullandığına ilişkin kanıt bulunmayan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin 1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 2-d maddesiyle hüküm kurulması; katılanın aracını 23.00 sıralarında park ettiğini söyleyip sabah 08.30 sıralarında aracının yerinde olmadığını ifade etmesi, sanığın suçu kabul etmemesi, güneşin 07.12'de doğup, 16.52'te battığı, gece vaktinin 06.12'de bittiğinin anlaşılması karşısında; eylemin gece vakti gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesiyle hüküm kurulamayacağının gözetilmemesi, 2-Sanığın, katılanlar ... ve ...'ye karşı işlediği hırsızlık ile işyeri ve konut dokunulmazlığını bozma suçu açısından; katılan ...'ın, 23.30-24.00 sıralarında işyerini kapattığını söyleyip 06.00 sıralarında Cevat Dumanlı'ın aramasıyla işyerine gittiğini ifade etmesi, sanığın suçu kabul etmemesi, güneşin 07.12'de doğup, 16.53'te batması, gece vaktinin 06.12'da bitmesi; diğer katılan ...'in, saat belirtmeksizin evinin avlusuna motorsikletini park ettiğini söyleyip çalınması üzerine şikayette bulunduğunu söylemesi, sanığın suçlamayı kabul etmemesi, güneşin 07.13'de doğup, 16.53'te batması, gece vaktinin 06.13'te bittiğinin anlaşılması karşısında; eylemlerin gece vakti gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143 ve 116/4.maddeleriyle uygulama yapılamayacağının düşünülmemesi, 3-)Hüküm kısmında ...'nin adının Ümit olarak belirtilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232.maddesine aykırı davranılması, III-Sanık hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın, gece vakti katılanların ikametinin camını kırıp suça konu telefon, kol saaati ve bıçağı aldığı, evin içinden tıkırtılar duyan tanık ...'in katılan ...'e sesler geldiğini söylediği, sanığın salon penceresinden atladığını katılan ve tanık...'in görüp peşinden gittikleri, evin önündeki motorsikleti çalıştırmayıp kaçan sanığı takip sonucu katılan ...'in yakaladığı, boğuşmaya başladıkları, sanığın suça konu eşya ile katılanın elinden kurtulup kaçtığı, olayın 20.12.2006 günü 23.20 'de ihbar edildiği, kolluk güçlerince yapılan ev araması sonucu 21.12.2006 günü 02.30'da suça konu eşyanın ele geçirildiği, katılanın yanındaki görgü tanığı ...'in de tüm bu olanları teyit etmesi karşısında; sübutu halinde sanığın eyleminin bütün halinde yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, IV-Kabul ve uygulamaya göre de; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık hakkında (katılanlar ... ve Ayşe Akkulak'a yönelik diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23.01.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/5062, K. 2013/868, T. 23.01.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-5062-e-2013-868-k-ffb8df6ffe7c