Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/2722 E. 2013/2029 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2722
- Karar No
- 2013/2029
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık suçunu işlemek için gece sayılan zaman dilimi içerisinde katılanın işyerinin kapısını zorlayan sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. I-Sanıklar hakkında mala zarar verme ve başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Sanık ...'in Kartal 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/384 Esas 2003/166 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58.maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-)Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1 maddenin uygulanması” ve “yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Sanık ...'in Kartal 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/384 Esas 2003/166 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58 maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Katılana ait işyerinin demir kapısının tonravida ve levye ile zorlanarak hırsızlığa kalkışıldığının anlaşılması karşısında; suçun anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine anılan Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması, 2-) 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesine aykırı olarak anılan Yasanın 143. maddesinin 35. maddesinden sonra uygulanması, 3-) Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.