Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/26846 E. 2013/25130 K.
Konu: Hırsızlık, Cürüm Eşyasını Almak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/26846
- Karar No
- 2013/25130
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Cürüm Eşyasını Almak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, cürüm eşyasını almak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 512. maddesinde tanımlanan suçun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 28.03.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde: 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, yapılan karşılaştırma sırasında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nın 81. maddesinin uygulanması gerektiğinin ve anılan Yasanın 522. maddesinin son fıkrası gereğince aynı nevi suçtan mükerrir olduklarından 522. maddenin 1. fıkrasında öngörülen indirim hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden; 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda şikayeti devam eden yakınanlar ... ve ...'ın araçlarının camlarını kırarak hırsızlık suçunu işleyen sanıkların eyleminin 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanısıra, aynı Yasanın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu ve mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, kilitlenmek suretiyle koruma altına alınan araçlardan hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; eylemin, TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 142/1-e maddesinin uygulanması, 2-Hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle uygulama yapılması, 3-İhbar üzerine yakalanan sanıkların, çaldıkları teypleri ... ... Kargo vasıtası ile sanıklar ... ve ...'a yolladıklarını beyan ederek, ... ve ...'ın adreslerini verip, yer gösterme yaparak, yakınanlar ..., ..., ..., ... ve ...'a iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; haklarında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Yasanın 168/1. maddesiyle uygulama yapılması ve kısmi iade nedeniyle yakınan ...'ın rızası sorularak 5237 sayılı TCK’nın 168/4.maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, 4- 5237 sayılı yasanın 145. maddesinde tanımlanan “değerin azlığının” yeni yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca cezadan indirim yapılması, 5-Kasten işlemiş oldukları suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, 7-Suçta kullanılan ve kamu davasına konu edilen emanet eşyasının müsaderesine karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.