Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/9522 E. 2013/8722 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/9522
Karar No
2013/8722
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanık hakkında yakınan ...'e ve 06.11.2005 günü katılan ... ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde; Sanığın olaydan 3 gün önce katılan ... ...'ın ... plakalı bir başka aracını çaldıktan sonra aynı araç içerisinden ele geçirip haksız yere elinde bulundurduğu anahtarla 06.11.2005 günü adı geçen katılanın evi önünden suça konu ... plakalı otomobilini hırsızladığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, Yakınan ...'in 18.12.2005 günü sokakta park halinde bulunan aracından plakalarını çalan sanığın bu plakaları çaldığı bir başka araca taktıktan sonra 23.12.2005 günü yapılan ihbar sonucu kolluk tarafından kaçmaya çalışırken yakalandığının anlaşılması karşısında, olayda rızai iade koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeden TCK’nun 168. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanığın TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCK'da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasının öngörüldüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine, toplanmalarına denilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirme- diğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. ve 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak, 53. maddenin yerine “Sanığın TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına , aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında yakınan ...'a ve 03.11.2005 günü katılan ... ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Oluşa ve kabule göre, 03.11.2005 günü katılan ... ...'ın gece 23.00 sıralarında markette gitmek için otomobilinden ayrıldığı sırada sanığın kapıları açık ve kontak anahtarı üzerinde bulunan ... plakalı aracı çalmak ve 18.12.2005 günü ise yakınan ...'un emanet olarak arkadaşı tanık ...'a verdiği ... plakalı aracını gece saat 23.15 sıralarında adı geçen tanığın Esat Market adlı iş yerine girdiği sırada kontak anahtarı üzerinde çalışır vaziyette iken hırsızlamak eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 141/1.maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, 2-Yakınan ...'un arkadaşı tanık ...'a emanet olarak verdiği ... plakalı aracını adı geçen tanığın ... market adlı iş yerine gittiğinde kontak anahtarı üzerinde çalışır vaziyetteyken çalan sanığın 23.12.2005 günü yapılan ihbar sonucu kolluk tarafından kaçmaya çalışırken yakalandığının anlaşılması karşısında; olayda rızai iade koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeden TCK’nun 168. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza verilmesi, 3-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin (c) bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-5237 sayılı TCK'da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasının öngörüldüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine, toplanmalarına denilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/9522, K. 2013/8722, T. 22.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-9522-e-2013-8722-k-1a9c38192137