Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/8412 E. 2012/18604 K.

Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Vermek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/8412
Karar No
2012/18604
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Vermek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozmak, Mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:

I-Mala zarar verme suçuna yönelik kurulan hükmün incelenmesinde;

5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE,

II- Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarına yönelik kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;

Sanığın, evrakı ayrılan kimliği belirsiz suç arkadaşı ile eylem ve fikir birliği içinde mağdurun işyerine girip hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (e) bendinde yazılı tedbire hükmedilmemesi;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına; aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/8412, K. 2012/18604, T. 31.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-8412-e-2012-18604-k-4254afe5ea45