Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/23928 E. 2012/23865 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/23928
Karar No
2012/23865
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma, görevli memura hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Görevli memura hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 266/1. maddesinde tanımlanan görevli memura hakaret suçunun, aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 28.03.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde; Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, Kabul ve uygulamaya göre; 2- İddianamede ve yakınanın anlatımlarında 28.03.2005 gününden önce aynı evden bir kısım eşyanın sanık tarafından çalındığı, olay günü de hırsızlık eyleminin kalkışma aşamasında kaldığı belirtilmiş, mahkeme tarafından da eylem bu şekilde kabul edilerek hüküm kurulduğu halde; sanığın ilk eylemi kabul etmediği ve çalınan eşyanın da ele geçirilemediği dikkate alındığında, ilk eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu denetime olanak verecek biçimde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması, 3- Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarının zincirleme suç tipinde işlendiği kabul edildiğine göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi ile cezalarda arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Suç tarihi itibariyle, 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını ihlal ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarının, 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükmüne bağlı olduğu gözetilerek, bu konuda bir değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, 5- Son oturumda sanık savunmanının lehe hükümlerin uygulanmasını istediği, bu istemin 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlar ve 51. maddede öngörülen erteleme müessesesini de içerdiği dikkate alınarak, mala zarar verme suçu için kurulan hükümde bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, 6- Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmemesi, 7- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61/1, 522/son - mükerrir, 81/2-3. (ilk eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği kabul edildiği takdirde 493/1, 80, 522/son - mükerrir, 81/2-3.) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 53.(ilk eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği kabul edildiği takdirde 142/1-b, 143/1, 43/1, 53.), 116/1-4, 53. (ilk eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği kabul edildiği takdirde 116/1-4, 43/1, 53.), 151/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükmü bakımından, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, sanık yararına olan yasanın yerinde yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/23928, K. 2012/23865, T. 13.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-23928-e-2012-23865-k-9a0f18f81514