Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/27118 E. 2010/10628 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/27118
Karar No
2010/10628
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın işlemiş olduğu hapis cezası mahkumiyetinin sonucu olarak anılan Kanun'un 53. maddesinin 1-a, b, c, d, bentlerinde öngörülen hakları kullanılmasından yoksun bırakılmasına, sanığın cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair, İSKENDERUN 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2006 tarihli ve 2005/180 esas, 2006/408 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24/11/2008 gün ve 60333 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 19/12/2008 gün ve 256293 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

1- Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-e. maddesindeki "Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılma" güvenlik tedbirinin uygulanmamasında,

2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05/12/2006 tarih ve 2006/2846 esas, 2006/12693 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 08/07/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Kanun'un 58. maddesinin 6-7-8. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığa verilen cezanın 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesindeki mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra 4 yıl denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, savunmanının yüzüne karşı açıklanan hükümde, tebliğ edilmesi gerektiğine de karar verilerek yasa yolu süresinin tefhim sırasında hazır bulunan sanık savunmanı açısından “tebliğden” itibaren başlayacağı şeklinde yanlış anlamaya neden olacak ifadelere yer verilmek suretiyle Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında belirtilen hususlara aykırı davranılarak sanık savunmanının yanıltıldığı, ilkeleri Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekmesine rağmen gösterilmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;

1-) İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2006 tarih ve 2005/180 esas ve 2006/408 karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma istemin bu aşamada REDDİNE,

2-) İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2006 tarih ve 2005/180 esas ve 2006/408 karar sayılı kararı, Yasa yollarına başvuru süresini, yöntemi ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak sanık ...’e tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/27118, K. 2010/10628, T. 22.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-27118-e-2010-10628-k-ba74b8e255bc