Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/7078 E. 2010/10547 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/7078
Karar No
2010/10547
Karar Tarihi

Buluntu malı sahiplenmek suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 511, 552/son, 59/2. maddeleri gereğince 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, evvelce işlemiş olduğu suçtan dolayı Hendek Sulh Ceza Mahkemesinin 17/10/2002 tarihli ve 2002/235-34 sayılı ilamı ile verilen adlî para cezasının anılan Kanun'un 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına dair, HENDEK Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2006 tarihli ve 2005/293 esas, 2006/37 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 03/09/2007 gün ve 44711 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 24/09/2007 gün ve 181698 sayılı ihbar yazısı ve 11.Ceza Dairesinin 27/02/2009 tarihli görevsizlik kararı ile infaz dosyası 27/03/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

Dosya kapsamına göre;

1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. bendinde "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." düzenlemesi karşısında, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160. maddesine göre asgari hadden takdir olunacak hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1. bendinde sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe olduğundan bahisle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,

2- Sanığın sabıkasında mevcut Hendek Sulh Ceza Mahkemesince verilen erteli ağır para cezasının 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin 7. fıkrasında, denetim süresi içerisinde yeniden suç işlenmesi durumunda sadece erteli hapis cezasının infazının öngörüldüğü cihetle sanığa adlî para cezası verilmesi sebebiyle yürürlükte bulunmayan anılan madde uyarınca sanığın aleyhine olarak erteli cezanın infazına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre:

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlü hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün sonuna “sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı’nın huzuru ile isteme aykırı 7 gün içinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Hendek Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2006 tarih ve 2005/293-2006/37 sayılı kararında, başvuru yöntemi, yeri ve süresinin ne şekilde başlayacağının usulüne uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanığın iradesinin yanıltıldığı, ayrıca gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında ;

1-Hendek Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2006 tarih ve 2005/293-2006/37 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,

2-Hendek Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2006 tarih ve 2005/293- 2006/37 sayılı kararının yasa yollarına başvuru süresini, yöntemi ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak sanık ...’e tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/7078, K. 2010/10547, T. 23.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-7078-e-2010-10547-k-ca70e06e095d