Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/24434 E. 2010/11515 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/24434
Karar No
2010/11515
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ... Kıvılcım’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 3 1/3, 62. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İZMİR 2. Çocuk Mahkemesinin 08/05/2006 tarihli ve 2005/1160 esas, 2006/579 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16/10/2008 gün ve 2007/12140-51133 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 11/11/2008 gün ve KYB.2008/225097 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 26/11/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

1) Kayden 15/04/1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/12/2003 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fikrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

2) 22/12/2003 tarihli tutanak ve yakınan anlatımlarından eylemin kalkışma aşamasında kaldığı anlaşıldığı halde, tamamlandığının kabulü, koşulları bulunmayan 5237 sayılı Kanunu’nun 145. maddesinin uygulanması, sanık yararına Kanun hükümleri belirlenirken sanığın önceki erteli cezasına ait ilam örneği getirilmeden ve adli sicil kaydından izlendiği kadarıyla 2253 sayılı Kanunu’nun 12/2. maddesinin uygulanması ve aynı zamanda deneme süresinin dolmuş olabileceği de dikkate alındığında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/2. maddesinin uygulanmasına esas alınamayacağı, bu nedenle de sanık hakkında aynı Kanun’un 522/1. maddesindeki indirim hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan ayrıksı bir yasa yoludur. Bu olağanüstü yasa yoluna başvurulabilmesinin ilk koşulu verilen hüküm veya kararın temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Karar veya hükümlere karşı başvurulacak olağan yasa yolunun bulunması halinde bu yola başvurulamaz.

Olağan yasa yolu denetiminden olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için ise, temyiz yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluk olup, bu husus 5271 sayılı CYY’nın “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklinde belirtilmiştir.

İncelenen dosya içeriğine göre;

İzmir 2.Çocuk Mahkemesinin 08.05.2006 tarih ve 2005/1160-2006/579 esas ve karar sayılı kararında “ yasa yolu açık olmak üzere ” karar verildiğinin belirtildiği, yukarıda açıklanan şekilde başvuru süresi, sürenin başlangıcı, mercii ve yönteminin usulüne uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanık savunmanının 30.05.2006 günlü temyiz başvurusunun Mahkemece yasal süreden sonra olduğundan söz edilerek reddedildiği ve bu kararda da, “ temyizinin olanaklı ” bulunduğunun açıklanmasıyla yetinildiği ve bu haliyle sanık savunmanına tebliğ olunduğu anlaşılmışsa da; Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur.

Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından hükmün kesinleşmesini önler, kesinleşmeyen hükümler hakkında da yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamaz. İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin anılan kararlarında kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağı, mercii, süresi ve yöntemi kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı gibi kararların da bu açıklamaları içerir biçimde sanık savunmanına tebliğ edilmediği görüldüğünden, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenle hükmün, temyiz hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka temyiz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının ve başvuru yönteminin bildirilmesi gerekmek-

tedir. Tebligata rağmen temyiz yasa yoluna başvurulmaması durumunda hüküm kesinleşeceğinden, ancak bu durumda yasa yararına bozma yasa yoluna başvuru olanaklı hale gelecektir. Tüm bu açıklamalar ışığında; kesinleşmeyen hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından;

1-) İzmir 2.Çocuk Mahkemesinin 08.05.2006 tarih ve 2005/1160-2006/579 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,

2-) Sanık savunmanının temyiz isteğinin reddine ilişkin kararın, başvurulacak yasa yolu, temyiz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağı, yöntemi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün esası hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/24434, K. 2010/11515, T. 29.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-24434-e-2010-11515-k-6a0d67e5debe